Ani DiFranco — Rush hour şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Ani DiFranco adlı sanatçının "Rush hour" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Rush hour and the day's dawning
The rain came and pushed me under the awning
The puddles grew and threw themselves at me
With every passing car I'm shielding my guitar
And there were some things I did not tell him
There were certain things he did not need to know
And there were some days I did not love him
He didn't understand me and I did not know why I didn't go
He said, "change the channel. I've got problems of
My own. I am sick of hearing about
AIDS and people without homes."
And I said, " well, Id like to sympathize with
That, but if you don't understand, then how can you act?"
I expect summer to be there in the morning.
I woke to the alarm, but she was out of arms
Reach, sneaking out on silent thighs.
That were spent and sore from the hot nights that came before
He said, "I looked at you. I don't know why."
I said, "I was wearing black so you couldn't see
Me against the sky."
Take your big leather boots, and your buckles,
And your chains, put them on a downtown train
I expect he would be there in the morning
I awoke to the alarm
He was still in arm's reach,
But his body was just a disguise
His mind had wondered off long ago
I could tell by his eyes
Love isn't over when the sheets are stained
In my head there remains so much left to be said
Make me laugh,
Make me cry,
Enrage me,
But just don't try to disengage me
Şarkı sözü çevirisi
Acele saat ve gün şafağı yağmur geldi ve beni tente altına itti su birikintileri büyüdü ve her geçen araba ile bana kendilerini attı gitarımı korudum ve ona söylemediğim bazı şeyler vardı bilmesi gerekmeyen bazı şeyler vardı ve bazı günler vardı onu sevmedim beni anlamadı ve neden gitmediğimi bilmiyordum "kanalı değiştir" dedi. Benim de kendi sorunlarım var. Yardımcıları ve evleri olmayan insanları duymaktan bıktım."Ve dedim ki," buna sempati duymak isterim, ama eğer anlamıyorsan, o zaman nasıl davranabilirsin?"Yazın sabah orada olmasını bekliyorum.
Alarma uyandım, ama kollarına ulaşamadı, sessiz kalçalarına gizlice girdi.
O dedi Ki, "sana baktım önce gelen sıcak geceler ve Boğaz harcandı. Neden bilmiyorum."Dedim ki," siyah giyiyordum, bu yüzden beni gökyüzüne karşı göremedin."Büyük deri botlarını, tokalarını ve zincirlerini al, onları şehir merkezindeki bir trene koy, sabah orada olmasını bekliyorum, alarma uyandım, hala kolunun ulaşabileceği bir yerdeydi, ama vücudu sadece bir kılık değiştirmişti, zihni uzun zaman önce merak ediyordu, gözlerinden Anlayabiliyordum, aşk bitmedi, çarşaflar kafamda lekelendiğinde, söylenecek çok şey kaldı, beni güldürün, ağlatın, kızdırın, ama sadece beni ayırmaya çalışmayın.