Aurora Black — Forever in Mourning şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Aurora Black adlı sanatçının "Forever in Mourning" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
I descend down this mountain into the cursed woods
Never looking back,
My feet become cut and bruised
The beauty of this land still takes my breath away
An old, withered man
Reflects upon
His life
His face, buried within his hands
I continue my journey
Voices in the wind discourage me But I’m old, and my body must become one
One with the forest
I am pulled into these woods with a violent grace
I’m almost too weak to walk as he begins to drag me into the trees
I look back at my feet
As they become dirt
My legs slowly sink into this ground
And my arms become deeply rooted into the earth
And the beauty of this land still takes my breath away
Still takes my breath away (away)
Walk with me to the edge
The edge of earth
I descend down this mountain into the cursed woods
Never looking back,
My feet become cut and bruised
The beauty of this land still takes my breath away
An old, withered man reflects upon his life
His face, buried within his hands
I’m
Pulled
Into these woods with a violent grace
Take my hand (take my hand), and walk with me To the edge of earth
Take my hand (take my hand), and walk with me to the edge of earth
With a violent grace (with a violent grace), take me away
Şarkı sözü çevirisi
Bu dağdan lanetli ormana iniyorum.
Asla geriye bakma,
Ayaklarım kesilmiş ve morarmış
Bu toprakların güzelliği hala nefesimi kesiyor
Yaşlı, solmuş bir adam
Üzerine yansıtır
Hayatı
Yüzü, ellerinin içine gömüldü
Yolculuğuma devam ediyorum
Rüzgardaki sesler beni cesaretlendiriyor ama ben yaşlıyım ve vücudum bir olmalı
Orman ile bir
Bu ormana şiddetli bir lütufla çekildim.
Beni ağaçlara sürüklemeye başladığında yürümek için neredeyse çok zayıfım
Tekrar kendime bakıyorum
Kir haline geldikçe
Bacaklarım yavaş yavaş bu yere batıyor
Ve kollarım yeryüzüne derinden kök saldı
Ve bu toprakların güzelliği hala nefesimi kesiyor
Hala nefesimi alıyor (uzakta)
Benimle kenara doğru yürü
Dünyanın kenarı
Bu dağdan lanetli ormana iniyorum.
Asla geriye bakma,
Ayaklarım kesilmiş ve morarmış
Bu toprakların güzelliği hala nefesimi kesiyor
Yaşlı, solmuş bir adam hayatını yansıtıyor
Yüzü, ellerinin içine gömüldü
Oluyorum
Çekiyordu
Bu ormana şiddetli bir lütufla
Elimi tut (elimi tut) ve benimle dünyanın kenarına yürü
Elimi tut (elimi tut) ve benimle dünyanın kenarına yürü
Şiddetli bir lütufla (şiddetli bir lütufla), Beni Götür