Barbara — Le mal de vivre şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Barbara adlı sanatçının "Le mal de vivre" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Ça ne prévient pas quand ça arrive, ça vient de loin
Ça s’est promené de rive en rive, la gueule en coin
Et puis un matin, au réveil, c’est presque rien
Mais c’est là, ça vous ensommeillé au creux des reins
Le mal de vivre, le mal de vivre
Qu’il faut bien vivre, vaille que vivre
On peut le mettre en bandoulière ou comme un bijou à la main
Comme une fleur en boutonnière ou juste à la pointe du sein
Ce n’est pas forcément la misère, c’est pas Valmy, c’est pas Verdun
Mais c’est des larmes aux paupières au jour qui meurt
Au jour qui vient
Le mal de vivre, le mal de vivre
Qu’il faut bien vivre, vaille que vivre
Qu’on soit de Rome ou d’Amérique, qu’on soit de Londres ou de Pékin
Qu’on soit d'Égypte ou bien d’Afrique, de la porte Saint-Martin
On fait tous la même prière, on fait tous le même ch’min.
Qu’il est long lorsqu’il faut le faire avec son mal au creux des reins
Ils ont beau vouloir nous comprendre
Ceux qui nous viennent les mains nues
Nous ne voulons plus les entendre, on ne peut pas, on n’en peut plus
Et tous seuls dans le silence d’une nuit qui n’en finit plus
Voilà que soudain on y pense à ceux qui en sont pas revenus
Du mal de vivre, leur mal de vivre
Qu’il faut bien vivre, vaille que vivre
Et sans prévenir, ça arrive, ça vient de loin
Ça s’est promené de rive en rive, le rire en coin
Et puis un matin, au réveil, c’est presque rien
Mais c’est là, ça vous émerveille, au creux des reins
La joie de vivre, la joie de vivre
Faut bien vivre, ta joie de vivre

Şarkı sözü çevirisi

Bu olduğunda uyarmaz, bir mesafeden gelir
Kıyıdan kıyıya, ağızdan köşeye gitti
Ve sonra bir sabah, uyandığında, neredeyse hiçbir şey
Ama işte burada, böbreklerin boşluğunda sizi rahatsız etti
Yaşamanın kötülüğü, yaşamanın kötülüğü
İyi yaşamak zorundasın, yaşamaya değer
Bir omuz askısına veya elle bir mücevher olarak konabilir
Bir yaka çiceği çiçeği gibi ya da sadece memenin ucunda
Bu mutlaka sefalet değil, Valmy değil, Verdun değil
Ama o gün göz kapaklarındaki gözyaşları ölüyor.
Gelecek güne
Yaşamanın kötülüğü, yaşamanın kötülüğü
İyi yaşamak zorundasın, yaşamaya değer
İster Roma'dan, ister Amerika'dan, ister Londra'dan, ister Pekin'den.
İster Mısır'dan, ister Afrika'dan olsun, Saint Martin Kapısı'ndan
Hepimiz aynı duayı yapıyoruz, hepimiz aynı duayı yapıyoruz.
Böbreklerin boşluğunda ağrı ile ne zaman yapılması gerektiği uzun zamandır
Bizi anlamak isteyebilirler.
Bize çıplak ellerle gelenler
Artık onları duymak istemiyoruz, duyamıyoruz, duyamıyoruz.
Ve hiç bitmeyen bir gecenin sessizliğinde yapayalnız
Aniden geri dönmeyenleri düşünüyoruz.
Yaşam sorunlarından, yaşam sorunlarından
İyi yaşamak zorundasın, yaşamaya değer
Ve uyarı olmadan, olur, uzaktan gelir
Kıyıdan kıyıya gitti, köşede kahkaha
Ve sonra bir sabah, uyandığında, neredeyse hiçbir şey
Ama işte burada, böbreklerin boşluğunda sizi şaşırtıyor
Joie de vivre, joie de vivre
İyi yaşamalısın, yaşam sevincin