Black Tongue — Young Gloom şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Black Tongue adlı sanatçının "Young Gloom" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
A fell darkness sweeps the land — Black Death.
Speak to the hearts of men.
I wist our words, control our breath.
A darkness that consumes, a darkness that imbues, we’re nothing but a vessel
for a necessary evil.
A city turns to ash — black death.
The flames grow tall, charred husks, blistered flesh.
This sickness forced our hand.
We had to take a stand against those who reprimand this necessary evil.
Everyone casts a shadow where even light can’t reach.
It hides our deepest, darkest desires of which we dare not speak.
Curse the earth. Take it back.
The night is always darkest before the dawn, but there’s still always black.
This is the way.
We are humanity — a walking scourge — the twilight phase of living disease.
We are humanity — a walking scourge that curses the earth.
Shall we rejoice that we live in dusk and not the night?
Is it enough to merely suffer?
After all, our sons will be the ones left alone against this final blight.
Shall we rejoice?
Shall we rejoice at the dying of the light?
Silence is deep as eternity, speech is shallow as time.
Onwards, always onwards, our unending misery in silence and doom:
this eternal gloom.
Shall we rejoice that we live in dusk and not the night?
Is it enough to merely suffer?
After all, our sons will be the ones left alone against this final blight.
Shall we rejoice?
Shall we rejoice at the dying of the light?
Ruin upon ruin, boundless night.
Long is the path away from doubt, void of light.
Şarkı sözü çevirisi
Düşen karanlık dünyayı süpürüyor-Kara ölüm.
İnsanların kalpleriyle konuş.
Sözlerimizi istiyorum, nefesimizi kontrol ediyorum.
Emen bir karanlık, emen bir karanlık, biz bir gemiden başka bir şey değiliz
gerekli bir kötülük için.
Bir şehir kül-kara ölüme dönüşür.
Alevler uzar, kömürleşmiş kabuklar, kabarmış etler.
Bu hastalık bizi zorladı.
Bu gerekli kötülüğü kınayanlara karşı bir tavır almak zorunda kaldık.
Herkes ışığın bile ulaşamayacağı bir gölge atar.
Konuşmaya cesaret edemediğimiz en derin, en karanlık arzularımızı gizler.
Dünya'nın laneti. Geri götür.
Gece her zaman şafaktan önce en karanlıktır, ama yine de her zaman siyahtır.
Bu yoldur.
Biz insanız-yürüyen bir bela-yaşayan hastalığın Alacakaranlık evresi.
Biz insanız-dünyayı lanetleyen yürüyen bir bela.
Gece değil, alacakaranlıkta yaşadığımıza sevinelim mi?
Sadece acı çekmek için yeterli mi?
Ne de olsa, bu son yanıklığa karşı yalnız kalan oğullarımız olacak.
Sevinecek miyiz?
Işığın ölümüyle sevinecek miyiz?
Sessizlik sonsuzluk kadar derindir, konuşma zaman kadar sığdır.
Sessizlik ve azap içinde ileriye, hep ileriye, bitmek tükenmek bilmeyen çile bizim :
bu sonsuz kasvetli.
Gece değil, alacakaranlıkta yaşadığımıza sevinelim mi?
Sadece acı çekmek için yeterli mi?
Ne de olsa, bu son yanıklığa karşı yalnız kalan oğullarımız olacak.
Sevinecek miyiz?
Işığın ölümüyle sevinecek miyiz?
Harabe üzerine harabe, sınırsız gece.
Şüpheden uzak, ışıktan uzak bir yol uzun.