Blind Lemon Jefferson — Matchbox Blues şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Blind Lemon Jefferson adlı sanatçının "Matchbox Blues" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

How far to the river, mama, walk down by the sea
How far to the river, walk down by the sea
I got those tadpoles and minnows all in over me
Standing here wonderin' will a matchbox hold my clothes
I’se sittin here wonderin' will a matchbox hold my clothes
I ain’t got so many matches but I got so far to go
Lord, Lord, who may your manager be?
Hey, mama, who may your manager be?
Reason I ask so many questions, can’t you make friends match for me?
I got a girl cross town she crochet all the time (or is it «coochies»
as in hoochi-coochie?)
I got a girl cross town crochet all the time
Mama if you don’t quit crochet-in you gunna lose your mind
I wouldn’y mind marryin', but I can’t stand settlin' down
I Don’t mind marryin', but Lord, settlin' down
I’m gonna act like a preacher so I can ride from town to town
Well, I’m leavin' town, but that won’t make me stay
I leavin' town, cryin' won’t make me stay
Baby, the more you cry, the farther you drive me away

Şarkı sözü çevirisi

Nehre ne kadar uzak anne, deniz kenarında yürü
Nehre ne kadar uzakta, deniz kenarında yürüyün
O iribaşlar ve minnowlar üzerimde.
Burada dururken, kibrit kutusu kıyafetlerimi tutacak mı diye merak ediyorum.
Bir kibrit kutusu giysilerimi tutacak mı diye merak ediyorum.
Çok fazla kibritim yok ama çok ileri gittim.
Tanrım, Tanrım, yöneticin kim olabilir?
Anne, menajerin kim olabilir?
Bu kadar çok soru sormamın nedeni, benim için arkadaş edinemez misin?
Her zaman tığ işi yapan bir kız var (ya da "coochies" mi»
hoochi-coochie gibi mi?)
Ben her zaman bir kız çapraz şehir tığ işi var
Anne, eğer tığ işi yapmayı bırakmazsan-gunna aklını kaybedecek
Dönüşü evlenecek bir adam fena olmazdı, ama hale bak' geri çekil miyim
Ben evlenecek bir adam umurumda Değil, ama Rab, hale bak' aşağı
Bir vaiz gibi davranacağım böylece kasabadan kasabaya gidebilirim
Şehirden ayrılıyorum ama bu beni burada bırakmayacak.
Kasabadan ayrılıyorum, ağlamak beni burada bırakmayacak.
Bebeğim, ne kadar çok ağlarsan, beni o kadar uzağa götürürsün.