Blinded By Faith — Dead End şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Blinded By Faith adlı sanatçının "Dead End" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

We shared the same name
We played the same game
This game called existence
But you were just a bit too intense
You looked at life with a paranoid stare
Trapped in your personal nightmare
You thought you were caught in a dead end
With both legs stuck in a quicksand
There was a hole inside of you
But you wouldn’t admit it was true
Filling the void with booze and dope
Around your throat, you tightened the rope
You had already lost touch
You were far away and out of reach
I felt guilty, but can one help
A lonely man who strangles himself?
Life can be fucking cruel
It always changes its own rules
You stopped to play like a fool
With a twelve gauges in the mouth
You pulled the trigger and that’s all
Brains splattered on the white wall
You left a letter on the bedside table
Wherein you wrote your last sick fable
I’ll always remember this cemetery
And the end of your funeral ceremony
The sun was too bright, splashing its light
But deep inside my heart it was dark as night
I saw this little box full of ashes
And wondered: «Is it all that remains of your past?»
No, you’re not condemned to the void
My memories can never be destroyed

Şarkı sözü çevirisi

Aynı ismi paylaştık.
Aynı oyunu oynadık
Bu oyun varoluş denir
Ama biraz fazla gergintin.
Hayata paranoyak bir bakışla baktın.
Kişisel kabusunuzda sıkışıp kaldınız
Yolun sonunda yakalandı sandın
Her iki bacağı da bataklıkta sıkışmış
İçinde bir delik vardı.
Ama bunun doğru olduğunu kabul etmedin.
Boşluğu içki ve uyuşturucu ile doldurmak
Boğazının etrafında ipi sıktın.
Zaten bağlantıyı kaybetmiştin.
Uzaktaydın ve ulaşamayacaktın.
Kendimi suçlu hissettim, ama yardım edebilir miyim
Kendini boğan yalnız bir adam mı?
Hayat çok acımasız olabilir
Her zaman kendi kurallarını değiştirir
Aptal gibi oynamak için durdun.
Ağızda on iki sensör ile
Tetiği çektin ve hepsi bu
Beyinleri beyaz duvara sıçradı
Başucu masasına bir mektup bırakmışsın.
Son hasta masalını burada yazdın.
Bu Mezarlığı hep hatırlayacağım.
Ve cenaze töreninin sonu
Güneş çok parlaktı, ışığını sıçradı
Ama kalbimin derinliklerinde gece gibi karanlıktı
Küllerle dolu küçük bir kutu gördüm.
Ve merak etti: "geçmişinizden geriye kalan her şey bu mu?»
Hayır, boşluğa mahkum değilsin.
Anılarım asla yok edilemez