Bread and Bones — Walking Cane şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Bread and Bones adlı sanatçının "Walking Cane" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Hand me down my walking cane
It’s time to take the road that’s plain
Hand me down my walking cane
I will not pass this way again
My sins have overtaken, overtaken me My sins, they have overtaken me Well I got drunk, I paid no mind
Left my friends at home behind
I got drunk, I paid no mind
And now I’ve no path left to find
My sins have overtaken, overtaken me My sins, they have overtaken me Hell is deep and hell is wide
Full of souls once full of pride
It might be deep it might be wide
I might have one foot there inside
My sins have overtaken, overtaken me My sins, they have overtaken me Don’t you wait upon the doorstep for me darling
Take the candle from the window, blow it out
Don’t you see me in each stranger’s face that’s passing
I dug myself into a hole too deep for getting out
Hand me down my walking cane
My time is passed, I won’t remain
Hand me down my walking cane
My feet won’t take me here again
My sins have overtaken, overtaken me My sins have overtaken, overtaken me My sins have overtaken, overtaken me My sins have overtaken me

Şarkı sözü çevirisi

Bana bastonumu ver.
Bu düz bir yol almak için zamanı
Bana bastonumu ver.
Bu yolu bir daha geçmek istemiyorum
Günahlarım üstesinden geldi, günahlarım beni ele geçirdi, beni ele geçirdiler iyi sarhoş oldum, umursamadım
Arkadaşlarımı evde geride bıraktım.
Sarhoş oldum, hiçbir zihin ödeme yaptım
Ve şimdi bulmak için hiçbir yol kalmadı
Günahlarım beni aştı, günahlarım beni aştı, onlar beni aştı Cehennem derin ve cehennem geniş
Bir zamanlar gururla dolu ruhlarla dolu
Derin olabilir geniş olabilir
İçeride bir ayağım olabilir.
Günahlarımı 99, günahlarımı geride bırakmış, ben kapılarına üzerine benim için sevgilim bekle beni geride bırakmış
Mumu pencereden çıkar, üfle.
Beni her yabancının suratında görmüyor musun?
Dışarı çıkmak için kendimi çok derin bir deliğe soktum
Bana bastonumu ver.
Zamanım geçti, kalmayacağım.
Bana bastonumu ver.
Ayaklarım beni bir daha buraya getirmeyecek.
Günahlarım beni aştı, günahlarım beni aştı, günahlarım beni aştı, günahlarım beni aştı