Caravels — Safety Jobs şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Caravels adlı sanatçının "Safety Jobs" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

bones will break so faith will shake
turns out all i wanted was
some peace of mind, a stretch of time
a place where i can rest my head
sick with age and you share my pain
turns out all i wanted was
the string untied, to lose then find
the meaning of the turbulence
i can leave but the room’ll stay
it never cared either way
what’s a choice without an end
i never knew where it went
knots are tied and the edges fray
i never cared either way
what’s a choice without an end
i never knew what it meant
bones will break so faith will shake
turns out all i wanted was
some peace of mind, a stretch of time
a place where i can rest my head
what’s a choice without an end
i knew never what it meant
waiting for the string to unwind
to run my finger through
what a tangled mess it is, i see it now
now’s the time to rest you said
you’ve done enough
(but where did it go)
with such clarity i see
i haven’t done that much
(but what do i know)
can’t i see i’m waiting most my life
but i was never you
what a tangled mess we are, i see it now
now’s the time to rest you said
you’ve done enough
(but where did it go)
with such clarity i see
i haven’t done that much
(but what do i know)
i’ll hide you beneath the floorboards
bury you in an old shoe box, in the backyard
i’ll hide you beneath the floorboards
bury you in an old shoe box, in the backyard
i forget you’re beneath the floorboards, i lose such track of time
i’m just a fraction of a world, indifferent to your plight
when i pulled up the floorboards, what did i expect to find
there is nothing left to see, when i question this life
won’t you just disappear anyway
won’t you just disappear anyway
we were so important to so few, i run my finger through
(now's the time to rest, you said, you’ve done enough)
we were so important to so few, i run my finger through
(now's the time to rest, you said, you’ve done enough)
bones will ache forget my name
remember there’s no such thing as fate
(i'll take my chances though, i’ll take my chances though)
i’m not afraid just sick with age
remember to sit and wait
(just like my old man now, just like my old man now)
i’ll waste a life i’ll wait my turn
whatever’s left does not concern
(with each passing day, each day i’m less afraid)
afraid i can’t just toy with time
i know now what i have is mine
(nothing will ease this pain, nothing will ease this pain)
and now i’m resting my soul, i’m resting my mind

Şarkı sözü çevirisi

kemikler kırılacak ve inanç titreyecek
tek istediğim ortaya çıktı
biraz huzur, biraz zaman
kafamı dinlendirebileceğim bir yer.
yaşla hasta ve acımı paylaşıyorsun
tek istediğim ortaya çıktı
dize çözüldü, sonra bulmak için kaybetmek
türbülansın anlamı
gidebilirim ama oda kalacak.
her iki şekilde de umursamadı
sonu olmayan bir seçim nedir
nereye gittiğini hiç bilmiyordum.
düğümler bağlanır ve kenarlar yıpranır
her iki şekilde de umursamadım
sonu olmayan bir seçim nedir
ne demek olduğunu hiç bilmezdim
kemikler kırılacak ve inanç titreyecek
tek istediğim ortaya çıktı
biraz huzur, biraz zaman
kafamı dinlendirebileceğim bir yer.
sonu olmayan bir seçim nedir
ne demek olduğunu hiç bilmezdim
ipin gevşemesini bekliyorum
parmağımı çalıştırmak için
ne karışık bir karmaşa, şimdi görüyorum
şimdi dinlenmenin zamanı geldi.
yeterince yaptın.
(ama nereye gitti)
böyle bir netlikle görüyorum
ben o kadar yapmadım
(ama ne biliyorum)
hayatımın çoğunu beklediğimi göremiyor muyum
ama sana hiç oldu
ne karışık bir karmaşa biz, şimdi görüyorum
şimdi dinlenmenin zamanı geldi.
yeterince yaptın.
(ama nereye gitti)
böyle bir netlikle görüyorum
ben o kadar yapmadım
(ama ne biliyorum)
seni döşeme tahtalarının altına saklayacağım.
seni arka bahçedeki eski bir ayakkabı kutusuna gömeceğim.
seni döşeme tahtalarının altına saklayacağım.
seni arka bahçedeki eski bir ayakkabı kutusuna gömeceğim.
döşeme tahtalarının altında olduğunu unutuyorum, zamanımı kaybediyorum
ben sadece dünyanın küçük bir parçasıyım, durumunuza kayıtsızım
döşeme tahtalarını kaldırdığımda, ne bulmayı umuyordum
bu hayatı sorguladığımda görecek bir şey kalmadı.
yine de ortadan kaybolmayacak mısın
yine de ortadan kaybolmayacak mısın
çok az insan için çok önemliydik, parmağımı deldim
(şimdi dinlenme zamanı var, dedin, sen elinden geleni yaptın)
çok az insan için çok önemliydik, parmağımı deldim
(şimdi dinlenme zamanı var, dedin, sen elinden geleni yaptın)
kemikler ağrıyacak adımı unut
unutma kader diye bir şey yoktur.
(yine de şansımı deneyeceğim, yine de şansımı deneyeceğim)
korkmuyorum, sadece yaşla hastalanıyorum.
oturup beklemeyi unutma
(şimdi benim yaşlı adam gibi, şimdi benim yaşlı adam gibi)
hayatımı boşa harcayacağım. sıramı bekleyeceğim.
kalanları ilgilendirmiyor
(her geçen gün, her gün daha az korkuyorum)
korkarım sadece zamanla oynayamam.
ben şimdi ne var benim bildiğim
(hiçbir şey bu acıyı hafifletmeyecek, hiçbir şey bu acıyı hafifletmeyecek)
ve şimdi ruhumu dinlendiriyorum, zihnimi dinlendiriyorum