Celestine Ukwu — Obialu Be Onye Abiagbunia Okwukwe şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Celestine Ukwu adlı sanatçının "Obialu Be Onye Abiagbunia Okwukwe" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
I’m carrying a heavy bucket back from the well.
Trembling hands and losing water, losing my will.
When we got home, nothing was left but knots in the lease.
Now I’m heading west or someplace far from the East.
Cortisol and Serotonin, stable’s a thrill.
Anhedonia at the surface. Here, I’m in hell.
I’m carrying this empty bucket, I wanna empty myself.
Because, everything is getting rid of everything else.
Pacing parking lots, ignored.
We are the same, but opposed.
Something else is supposed to happen.
You aren’t having a good time anymore.
It felt easy before I left, left in dust to carry myself.
I really did dig my own hole, and I’m climbing out.
I really did dig my own hole, but I can see the top.
I’m climbing out. I really did dig my own hole.
I’m climbing out. I’m climbing out.
You can smell life here, what we call life above the ground.
Hands stained dirty, but there is water to wash them out.
Being this age always seemed so far away.
How is life here, can we bring our trash outside the house?
What we call life above the ground, left in dust.
Left in dust to carry myself out.
Şarkı sözü çevirisi
Kuyudan ağır bir kova taşıyorum.
Titreyen eller ve su kaybediyorum, irademi kaybediyorum.
Eve döndüğümüzde, kira kontratında düğümlerden başka bir şey kalmadı.
Şimdi batıya ya da doğudan uzak bir yere gidiyorum.
Kortizol ve Serotonin, stabil bir heyecan.
Yüzeyde Anhedonia. İşte, cehennemdeyim.
Bu boş kovayı taşıyorum, kendimi boşaltmak istiyorum.
Çünkü her şey her şeyden kurtuluyor.
Park yerlerinde Pacing, göz ardı edildi.
Biz aynıyız, ama karşıyız.
Başka bir şey olacak.
Artık iyi vakit geçirmiyorsun.
Kendimi taşımak için toz içinde bırakmadan önce kolay hissettim.
Gerçekten kendi çukurumu kazdım ve tırmanıyorum.
Gerçekten kendi çukurumu kazdım, ama tepeyi görebiliyorum.
Tırmanıyorum. Gerçekten kendi çukurumu kazdım.
Tırmanıyorum. Tırmanıyorum.
Burada hayatın kokusunu alabiliyorsun, yer üstünde hayat dediğimiz şey.
Eller kirli lekeli, ama onları yıkamak için su var.
Bu yaşta olmak her zaman çok uzak görünüyordu.
Burada hayat nasıl, çöplerimizi evin dışına getirebilir miyiz?
Yeryüzünün üstünde hayat dediğimiz şey, toz içinde kaldı.
Kendimi taşımak için toz içinde kaldı.