Clan Of Xymox — Taste of Medicine şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Clan Of Xymox adlı sanatçının "Taste of Medicine" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
The sky is low and the clouds are mean
His mood burns like kerosene
The air seems charged with a special qualm
It feels like fahrenheit four five one, four five one
Malice burns like a constant pain
It will never be the same again
Her body is tense to the touch of fear
The terror screams ring my ears, pure and clear, pure and clear
It sends a shiver down my spine
Through these walls I hear her whine
It sends a shiver down my spine
I lost faith in humankind
A throbbing sound, a suffering voice, pleading on and on and on A taste of your medicine, a taste of your medicine
The worms were severed in his head
I tried to think of what, of what they said
The cleaving currents of dispute
Now leave you with a bad repute, another one, another one
You set your seam with your hands
The giving comes, the taking ends, the talking hands
It sends a shiver down my spine
Through these walls I hear her whine
It sends a shiver down my spine
I lost faith in humankind
She shouts, screams and cries; its not his fault, keep him here
Come, hurry, run, run,
A taste of your medicine, a taste of your medicine
Şarkı sözü çevirisi
Gökyüzü düşük ve bulutlar ortalama
Ruh hali gazyağı gibi yanıyor
Hava özel bir qualm ile şarj edilmiş gibi görünüyor
Fahrenheit dört beş bir, dört beş bir gibi hissediyor
Kötülük sürekli bir acı gibi yanar
Bir daha asla aynı olmayacak
Vücudu korku dokunuşuna gergin
Korku çığlıkları kulaklarımı çalıyor, saf ve net, saf ve net
Sırtımı titretiyor.
Bu duvarlardan sızlandığını duyuyorum.
Sırtımı titretiyor.
İnsanlığa olan inancımı kaybettim.
Zonklayan bir ses, acı çeken bir ses, yalvarıyor ve yalvarıyor ve ilacınızın tadı, ilacınızın tadı
Kafasında solucanlar kopmuş.
Ne dediklerini düşünmeye çalıştım.
Anlaşmazlığın yarma akımları
Şimdi seni kötü bir şöhretle bırak, bir tane daha, bir tane daha
Dikişini ellerinle ayarla.
Vermek gelir, almak biter, konuşan eller
Sırtımı titretiyor.
Bu duvarlardan sızlandığını duyuyorum.
Sırtımı titretiyor.
İnsanlığa olan inancımı kaybettim.
Bağırıyor, çığlık atıyor ve ağlıyor; bu onun suçu değil, onu burada tut
Hadi, acele et, koş, koş,
İlacınızın bir tadı, ilacınızın bir tadı