Cornelis Vreeswijk — Slusk-blues şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Cornelis Vreeswijk adlı sanatçının "Slusk-blues" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Jag är en slusk. Jag är ett svin.
Jag gillar snusk, men du är fin.
Du dricker vin för njutningens skull,
men jag gillar vin, för dåblir jag full.
Såna som jag borde sättas i bur, eller hur?
Du gillar snyggt, men jag gillar skit.
Ditt liv är tryggt, mitt hit och dit.
Du kör omkring i dom sportiga bilarna
med dom smådamerna med dom fåniga profilerna.
Tänk, att fåsova till långt fram pådan. Tamefan!
Jag är en lortgris, tji hygien.
Vad har du gjort, du som är såren?
Du är förfinad och sofistikerad.
Jag är förfallen och degenererad.
Tänk, om vi skulle ta och byta nån dag, du och jag?
Jag är en slusk född i en slask.
Far, han var alkis. Mor var ett fnask.
Far min dog givetvis i rännstenen,
men din pappa sköt sig en kula för tinningen.
Orsaken var visst olycklig amour till din mor.
Jag är en slashas, du är en sprätt.
Jag är ett as, visst har du rätt.
Men när du är död, står jag ännu påbenen
och diktar en gravskrift att huggas i stenen.
Död utan orsak, liv utan skäl, utan själ.

Şarkı sözü çevirisi

Ben pasaklıyım. Pisliğin tekiyim.
Pisliği severim, ama güzel görünüyorsun.
Zevk için şarap içer misin ,
ama şarabı severim, çünkü sonra sarhoş olurum.
Benim gibi insanlar kafese alınmalı, değil mi?
Sen iyiyi seviyorsun, ama ben bok gibi.
Senin hayatın güvende, benim burada ve orada.
Spor arabalarla dolaşıyorsun.
aptal profilleri olan küçük bayanlarla.
Düşünün, günün sonuna kadar uyumak için. Tamefan!
Ben bir domuzum, tji hijyen.
Ne yaptın sen, yaraları kim?
Sen rafine ve sofistike.
Çürümüş ve yozlaşmış ediyorum.
Ya bir gün değişsek, sen ve ben?
Ben bir ahmağın içinde doğmuş bir ahmağım.
Baba, o bir alkolikti. Annem bir fahişeydi.
Babam elbette olukta öldü.,
ama baban Tapınağı için kendine bir kurşun sıktı.
Görünüşe göre sebep annen için mutsuz bir aşkmış.
Ben bir kesiciyim, sen bir kesicisin.
Doğru olduğuna emin olarak geldim.
Ama sen öldüğünde, hala ayaklarımın üzerinde duruyorum.
ve taşa oyulacak bir kitabe yazıyor.
Sebepsiz ölüm, sebepsiz yaşam, ruhsuz.