Counting Crows — A Murder Of One şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Counting Crows adlı sanatçının "A Murder Of One" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Blue morning, blue morning
Wrapped in strands of fist and bone.
Curiosity, Kitten, doesn’t have to mean you’re on your own.
Your can look outside your window,
He doesn’t have to know.
We can talk a while, baby.
We can take it nice and slow.
All your life is such a shame, shame, shame.
All your love is just a dream, dream, dream.
Well, are you happy where you’re sleeping
Does he keep you safe and warm
Does he tell you when you’re sorry
Does he tell you when you’re wrong
I’ve been watching you for hours
It’s been years since we were born
We were perfect when we started…
I’ve been wondering where we’ve gone.
All your life is such a shame, shame, shame.
All your love is just a dream, dream, dream.
Well, I dreamt I saw you walking up a hillside in the snow
Casting shadows on the winter sky as you stood there counting crows.
One for sorrow,
Two for joy,
Three for girls and four for boys,
Five for silver,
Six for gold,
Seven for a secret never to be told.
There’s a bird that nests inside you
Sleeping underneath your skin.
Yeah, when you open up your wings to speak
I wish you’d let me in.
All your life is such a shame, shame, shame.
All your love is just a dream, dream, dream.
Open up your eyes
You can see the flames, flames, flames.
of your wasted life.
You should be ashamed.
Yeah, you don’t want to waste your life, baby.
You don’t wanna waste your life, now darlin.
You don’t wanna waste your life, baby.
You don’t wanna waste your life, now darlin.
Oh, you don’t wanna waste your life, now babe.
I said you don’t wanna waste your life, now darlin.
Oh, you don’t wanna waste your life, now baby.
Oh, you don’t wanna, you don’t wanna waste your life, now darlin.
Change, change, change.
Change.
Change.
Change.
I walk along these hillsides in the summer 'neath the sunshine.
I am feathered by the moonlight falling down on me.
I said I walk along these hillsides in the summer 'neath the sunshine.
I am feathered by the moonlight falling down on me.
I said I will walk along these hillsides in the summer 'neath the sunshine.
I am feathered by the moonlight falling down on me.
I said I will walk along these hillsides in the summer 'neath the sunshine.
I am feathered by the moonlight.
change, change, change.
change, change, change.
Yeah.
change, change, change.
Oh, change, change.
Y-y-y-y-y-yeah.
Change, change, change.

Şarkı sözü çevirisi

Mavi sabah, mavi sabah
Yumruk ve kemik tellerine sarılmış.
Merak, Kedi yavrusu, sen tek başınasın demek zorunda değildir.
Pencerenizin dışına bakabilirsiniz,
Bunu bilmek zorunda değil.
Biraz konuşabiliriz, bebeğim.
Yavaşça halledebiliriz.
Hayatın boyunca böyle bir utanç, utanç, utanç.
Tüm aşkın sadece bir rüya, rüya, rüya.
Uyuduğun yerde mutlu musun?
Seni güvende ve sıcak tutuyor mu
Üzgün olduğun zaman sana söyler mi
Yanıldığın zaman sana söyler mi
Saatlerdir seni izliyorum.
Doğduğumuzdan beri yıllar geçti.
Başladığımızda mükemmeldik.…
Nereye gittiğimizi merak ediyordum.
Hayatın boyunca böyle bir utanç, utanç, utanç.
Tüm aşkın sadece bir rüya, rüya, rüya.
Rüyamda seni karda bir yamaçta yürürken gördüm.
Kış gökyüzüne gölgeler atıyorsun, orada duruyordun, kargaları sayıyordun.
Üzüntü için bir,
Sevinç için iki,
Kızlar için üç ve erkekler için dört,
Gümüş için beş,
Altın için Altı,
Asla söylenmeyecek bir sır için Yedi.
İçinde yuva yapan bir kuş var.
Cildinin altında uyuyor.
Evet, konuşmak için kanatlarını açtığında
Keşke beni içeri alsaydın.
Hayatın boyunca böyle bir utanç, utanç, utanç.
Tüm aşkın sadece bir rüya, rüya, rüya.
Gözlerini aç
Alevleri, alevleri, alevleri görebilirsiniz.
boşa harcanan hayatının.
Kendinden utanmalısın.
Evet, hayatını boşa harcamak istemezsin, bebeğim.
Hayatını boşa harcamak istemezsin hayatım.
Hayatını boşa harcamak istemezsin, bebeğim.
Hayatını boşa harcamak istemezsin hayatım.
Hayatını boşa harcamak istemezsin, bebeğim.
Hayatını boşa harcamak istemediğini söyledim hayatım.
Hayatını boşa harcamak istemezsin, bebeğim.
Oh, bana söylemek istemiyorsun, hayatını boşa harcama, şimdi canım istemiyor musun.
Değiştir, değiştir, değiştir.
Değişim.
Değişim.
Değişim.
Yaz aylarında bu yamaçlarda güneşin altında yürürüm.
Üzerime düşen ay ışığı tüylerimi diken diken ediyor.
Yaz aylarında bu yamaçlarda güneşin altında yürüdüğümü söyledim.
Üzerime düşen ay ışığı tüylerimi diken diken ediyor.
Yaz aylarında bu yamaçlarda güneş ışığında yürüyeceğimi söyledim.
Üzerime düşen ay ışığı tüylerimi diken diken ediyor.
Yaz aylarında bu yamaçlarda güneş ışığında yürüyeceğimi söyledim.
Ay ışığında tüylerim diken diken oldu.
değiştir, değiştir, değiştir.
değiştir, değiştir, değiştir.
Evet.
değiştir, değiştir, değiştir.
Oh, değişim, değişim.
Y-y-y-Y-Y-Evet.
Değiştir, değiştir, değiştir.