Cursive — The Casualty şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Cursive adlı sanatçının "The Casualty" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

The night has fallen down the staircase
And I, for one, have felt its bruises
Equilbrium; inebriated
Our social graces have been displaced
As we sink deeper into the drink
The volume increases…
Night time resurrects fault lines
Silent wars -- rumble somewhere below
The surfaces verses…
The surfaces verses…
The shoe is dropped, lungs explode
Shards of words of a shattered voice
And there’s still a hole where the phone was thrown
Ah ah ah ah ah ah ah ah ah…
Ah ah ah ah ah ah ah ah ah…
The moon is rising, a revolution
I close my eyes and the room is spinning
You’re screaming:
«Sweetie, the moon has raped me --
It has left its seeds like a tomb inside me So I must learn to abort these feelings
This romance is bleeding…»
Night time triggers the land mines
Bedroom wounds -- lovers like brigadiers
Marching two by two…
Marching two by two…
A soldier’s down
Flood gates burst
I’ve said some things I wish you’d never heard
Like, «There's still a hole where the phone was thrown.»
It’s growing as we speak
And it’s sucking us both in A vacuum of sorrow to swallow up the day

Şarkı sözü çevirisi

Gece merdivenlerden aşağı düştü
Ve ben, örneğin, onun çürüklerini hissettim
Equilbrium; sarhoş
Sosyal zarafetlerimiz yerinden edildi
İçeceğe daha derine inerken
Hacim artar…
Gece vakti fay hatlarını diriltiyor
Sessiz savaşlar-aşağıda bir yerde rumble
Yüzey ayetleri…
Yüzey ayetleri…
Ayakkabı düştü, akciğerler patladı
Paramparça bir sesin sözlerinin kırıkları
Ve telefonun atıldığı yerde hala bir delik var
Ah ah ah ah ah ah ah ah ah…
Ah ah ah ah ah ah ah ah ah…
Ay yükseliyor, bir devrim
Gözlerimi kapatıyorum ve oda dönüyor
Bağırıyorsun:
"Tatlım, ay bana tecavüz etti --
Tohumlarını içimde bir mezar gibi bıraktı, bu yüzden bu duyguları iptal etmeyi öğrenmeliyim
Bu romantizm kanıyor…»
Gece vakti kara mayınlarını tetikler
Yatak odası yaraları-Tuğgeneral gibi aşıklar
İkişer ikişer yürüyor…
İkişer ikişer yürüyor…
Bir asker öldü
Sel kapıları patladı
Keşke hiç duymasaydın.
"Telefonun atıldığı yerde hala bir delik var.»
Biz konuşurken büyüyor.
Ve bu gün yutmak için üzüntü bir vakum içinde ikimizi de emiyor