David Bustamante — Maldita soledad şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, David Bustamante adlı sanatçının "Maldita soledad" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Los secretos de mi cama
Se amontonan en el alma,
Como granitos de arena
Que amanecen en montañas,
Donde calmo mi deseo,
Donde guardo mil te quieros.
He pecado en tantas pieles,
He probado tantas suertes.
Me he enamorado de la luna
Mil veces o ninguna,
He vivido cada sueño como si fuera el primero.
Entre los nombres y las dudas,
Tantas caras sin sentimientos
Por vivir,
Me quedo con los besos,
Aquí sentado frente a mí.
Maldita soledad,
Que me ahoga en el silencio
De mis lágrimas,
Que me llena esta noche el vacío
Que hay dentro de mí,
Que me quema hasta morir.
Maldita soledad,
Que me arrastra con sus manos
En la oscuridad,
Navegando un velero
Sin rumbo en esta inmensidad.
Maldita soledad.
Los susurros de mi almohada,
Los recuerdos que me arañan,
Entre risas y caricias,
Mis pasiones desmedidas,
No me rendiré, me calmaré
Mi sed con miedo.
Camino entre aguaceros,
Persiguiendo ilusiones para ser feliz,
Deshojando las flores que
Un día llenaron mi jardín.
Maldita soledad,
Que me ahoga en el silencio
De mis lágrimas,
Que me llena esta noche el vacío
Que hay dentro de mí,
Que me quema hasta morir.
Maldita soledad,
Que me arrastra con sus manos
En la oscuridad,
Navegando un velero
Sin rumbo en esta inmensidad.
Maldita soledad.
Maldita...
Maldita soledad...
Maldita soledad...
Maldita soledad,
Que me ahoga en el silencio
De mis lágrimas,
Que me llena esta noche el vacío
Que hay dentro de mí,
Que me quema hasta morir.
Maldita soledad...
Maldita soledad...
Que me quema hasta morir...
Maldita soledad...
Şarkı sözü çevirisi
Yatağımın sırları ruhumda birikir, dağlarda Şafakta kum taneleri gibi, arzumu sakinleştirdiğim, seni sevdiğim binlerce kişiyi tuttuğum yer.
O kadar çok deride günah işledim ki, o kadar çok servetin tadına baktım.
Ay'a bin kez aşık oldum ya da değil, her rüyayı ilk gibi yaşadım.
İsimler ve şüpheler arasında, yaşamak için duyguları olmayan pek çok yüz, burada önümde oturan öpücükleri tutuyorum.
Lanetli yalnızlık, beni gözyaşlarımın sessizliğinde boğuyor, bu gece beni içimdeki boşluğu dolduruyor, beni ölümüne yakıyor.
Lanet yalnızlık, beni karanlıkta elleriyle sürükleyen, bu genişlikte amaçsız bir yelkenli yelkenli.
Lanet yalnızlık.
Yastığımın fısıltıları, beni çizen anılar, kahkaha ve okşamalar arasında, aşırı tutkularım, PES etmeyeceğim, susuzluğumu korkuyla sakinleştireceğim.
Duştan geçiyorum, mutlu olmak için yanılsamaları kovalıyorum, bir gün bahçemi dolduran çiçekleri soyuyorum.
Lanetli yalnızlık, beni gözyaşlarımın sessizliğinde boğuyor, bu gece beni içimdeki boşluğu dolduruyor, beni ölümüne yakıyor.
Lanet yalnızlık, beni karanlıkta elleriyle sürükleyen, bu genişlikte amaçsız bir yelkenli yelkenli.
Lanet yalnızlık.
Lanetli...
Lanet yalnızlık...
Lanet yalnızlık...
Lanetli yalnızlık, beni gözyaşlarımın sessizliğinde boğuyor, bu gece beni içimdeki boşluğu dolduruyor, beni ölümüne yakıyor.
Lanet yalnızlık...
Lanet yalnızlık...
Bu beni ölümüne yakıyor...
Lanet yalnızlık...