David McWilliams — Bells Of Time şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, David McWilliams adlı sanatçının "Bells Of Time" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

There are no saints or teachers
no reason here nor rhyme
just the black robed missionaries of death
to toll
the bells of time
down along the border
upon a lonely road
I saw a man in flowing robes
his hair was snowy white
he said he was five hundred years
and his hands were cold as ice
from touching all the dead men
who’d played the highest price
for living on his mountains
and running in his grass
he said he’d come to take his payment
before the hour was passed
he was tired of seeing thieves upon
what once was his alone
and ashes in his valleys
where once the flowers had grown
he said he’d seen the foreign kings
come marching through the mud
to carve their image on the land
and write their names in blood
and leave a legacy of hate
upon this sleeping land
that she might never rise again
to bide the feeding hand
he’d seen the halo’d churches rise
he’d watched the heroes fall
to lie beneath their banners
while Judas stands so tall
where behind Caesar’s scarlet sword
a smiling Jesus stands
no thorns upon his hooded brow
no holes into his shoulder
there’s no mark of shame
upon the sellers of the truth
so none may know their name

Şarkı sözü çevirisi

Ne Azizler ne de öğretmenler var
burada bir sebep yok, kafiye yok
sadece siyah cüppeli ölüm misyonerleri
çalmak
zamanın çanları
sınır boyunca aşağı
yalnız bir yolda
Akan cüppeli bir adam gördüm.
saçları kar beyazıydı.
beş yüz yaşında olduğunu söyledi.
ve elleri buz gibi soğuktu
tüm ölülere dokunmaktan
en yüksek fiyatı kim oynadı
dağlarında yaşamak için
ve çimlerinde koşuyor
ödemesini almaya geleceğini söyledi.
saat geçmeden önce
hırsızları görmekten bıkmıştı.
bir zamanlar yalnızdı
ve vadilerinde küller
bir zamanlar çiçekler nerede büyüdü
yabancı kralları gördüğünü söyledi.
gel çamurdan yürü
karada kendi imajını oymak için
ve isimlerini kanla yaz
ve nefretin mirasını bırak
bu uyuyan topraklarda
bir daha asla yükselemeyeceğini
besleme elini beklemek için
halo kiliselerinin yükseldiğini görmüş.
kahramanların düşmesini izlemişti.
pankartlarının altında yatmak
Judas çok uzun dururken
Sezar'ın kırmızı kılıcının arkasında nerede
gülümseyen bir İsa duruyor
kapüşonlu kaşında dikenler yok
omzunda delik yok
utanç yok mark
gerçeğin satıcıları üzerine
bu yüzden kimse onların adını bilmiyor olabilir