Denise Edwards — You're Like the Sun şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Denise Edwards adlı sanatçının "You're Like the Sun" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Pardon me, trembling
You used to say
«You're like the sun, you’re like the sun»
Your eyes said everything, no fucking love to be found
The flowers on my grave spell an answer overdue
What forces govern me to you
Skin to skin we’re close but that blossoming refrains
I can never feel your blood swimming through your veins
Our bodies old friends but strangers at heart
Why do we chase this from the start?
Pardon me, trembling
You used to say
«You're like the sun, you’re like the sun»
Your eyes said everything, no fucking love to be found
No fucking love to be found
In fragility glass chests will crack
In my sleep broken shards tearing my back
Knowing how it ended that week
I’ll be waiting, waiting by the creek
Two bodies have withered the lover in me
This is the last time you’ll take everything
Pardon me, trembling
You used to say
«You're like the sun, you’re like the sun
This is the last time you’ll take everything
This is the last time
Şarkı sözü çevirisi
Pardon, titriyorum.
Eskiden şöyle derdin:
"Güneş gibisin, güneş gibisin»
Gözlerin her şeyi söyledi, hiçbir lanet aşk bulunamadı
Mezarımdaki çiçekler gecikmiş bir cevap yazıyor.
Hangi güçler beni sana yönlendiriyor
Deriden deriye yaklaştık ama bu çiçek açmaktan kaçınıyor
Kanının damarlarında yüzdüğünü asla hissedemiyorum.
Bizim organları eski arkadaşlar ama yabancılarla at heart
Neden bunu en başından beri takip ediyoruz?
Pardon, titriyorum.
Eskiden şöyle derdin:
"Güneş gibisin, güneş gibisin»
Gözlerin her şeyi söyledi, hiçbir lanet aşk bulunamadı
Hiçbir kahrolası aşk için olmak found
Kırılganlıkta cam sandıklar çatlar
Uykumda kırık kırıklar sırtımı yırttı
Bu hafta sonunu bilerek
Bekleyeceğim, derenin yanında bekleyeceğim
İki ceset içimdeki sevgiliyi soldurdu
Bu her şeyi son kez alacaksın.
Pardon, titriyorum.
Eskiden şöyle derdin:
"Güneş gibisin, güneş gibisin
Bu her şeyi son kez alacaksın.
Bu son kez