Eric Clapton — Rockin' Chair şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Eric Clapton adlı sanatçının "Rockin' Chair" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Old rockin' chair’s got me, my cane by my side
Fetch me that gin, son, 'fore I tan your hide
Can’t get from this cabin, goin' nowhere
Just set me here grabbin' at the flies round this rockin' chair
My dear old aunt Harriet, in Heaven she be Send me sweet chariot, for the end of the trouble I see
Old rockin' chair gets it, Judgement Day is here
Chained to my rockin' chair
Old rockin' chair’s got me, son, (Rocking chair got you, father)
My cane by my side, (Yes, your cane by your side)
Now fetch me a little gin, son (Ain't got no gin, father)
What? 'fore I tan your hide, now, (You're gonna tan my hide)
You know, I can’t get from this old cabin (What cabin? joking)
I ain’t goin' nowhere (Why ain’t you goin' nowhere?)
Just sittin' me here grabbin' (Grabbin')
At the flies round this old rockin' chair (Rockin' chair)
Now you remember dear old aunt Harriet, (Aunt Harriet)
How long in Heaven she be? (She's up in Heaven)
Send me down, send me down sweet (Sweet chariot) chariot
End of this trouble I see (I see, Daddy)
Old rockin' chair gets it, son (Rocking chair get it, father)
Judgement Day is here, too (Your Judgement Day is here)
Chained to my rockin', old rockin' chair
Şarkı sözü çevirisi
Eski sallanan sandalye beni yakaladı, bastonum yanımda
Derini bronzlaştırmadan önce bana cin getir evlat.
Bu kulübeden çıkamıyorum, hiçbir yere gitmiyor
Sadece bu sallanan sandalyenin etrafındaki sinekleri yakalamaya beni buraya getir.
Sevgili yaşlı teyze Harriet, Cennette bana tatlı bir araba gönderecek, gördüğüm sıkıntıların sonu için
Eski rockin ' sandalye alır, kıyamet günü burada
Sallanan sandalyeme zincirlenmiş
Eski sallanan sandalye beni aldı, oğlum, (sallanan sandalye seni aldı, baba)
Bastonum yanımda, (Evet, bastonunuz yanınızda)
Şimdi bana biraz cin getir, evlat (cin yok, baba)
Ne? derini bronzlaştırmadan önce, şimdi, (derimi bronzlaştıracaksın)
Biliyor musun, bu eski kulübeden çıkamıyorum (hangi kulübe? şaka yapma)
Ben hiçbir yere gitmiyorum (neden hiçbir yere gitmiyorsun?)
Sadece burada oturuyorum, kapıyorum (Kapıyorum)
Bu eski sallanan sandalyenin etrafında sinekler (sallanan sandalye)
Şimdi sevgili yaşlı teyze harriet'i hatırlıyorsun, (Teyze Harriet)
Kısa bir süre sonra, o Cennet nasıl? (Cennette o)
Bana yollayın, tatlı (Sweet chariot) araba bana gönderin
(Bkz: görüyorum ki, Babam bu sorun son )
Eski sallanan sandalye alır, oğul (sallanan sandalye alır, baba)
Kıyamet günü de burada (kıyamet gününüz burada)
Sallanan eski sallanan sandalyeme zincirlenmiş