Evangéline — On the Levee şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Evangéline adlı sanatçının "On the Levee" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Slipping away from our mother’s eyes across the river road to our paradise
A world of tall grass and buttercups the mighty Mississippi and a driftwood
We held heaven in our hands there on the levee
That river ran so mighty and wise it seemed to know all the mysteries of life
We began to finally understand when you looked in my eyes and took my hand
I swear it was the promised land there on the levee
Always eternally carved into a cypress tree
Then you followed that river on it’s way to the sea
Fading memories in the twilight of these years
That were only ours to know our hearts had come so close
The day when we let go there on the levee
Fading memories in the twilight of these years
It seems I can’t forget my river of regret
The love that came and went there on the levee
That levee still stands so strong and tall but it could not keep my wanderer
home
I guess that I should know by now that river’s gonna run on anyhow
Life just comes and goes and love just never knows
When two hearts will let go there on the levee there on the levee
Şarkı sözü çevirisi
Annemizin gözlerinden kayarak nehrin üzerinden cennetimize giden yol
Uzun çimenler ve düğünçiçekleri dünyası güçlü Mississippi ve dalgaların karaya attığı odun
Cenneti ellerimizde tuttuk.
O nehir o kadar güçlü ve bilge ki hayatın tüm gizemlerini biliyor gibiydi
Gözlerimin içine baktığında ve elimi tuttuğunda nihayet anlamaya başladık.
Yemin ederim, orada vadedilmiş topraklar vardı.
Her zaman ebediyen bir selvi ağacına oyulmuş
Sonra o Nehri takip ettin.
Bu yılların alacakaranlığında solma anıları
Kalplerimizin bu kadar yaklaştığını bilmek bizimdi.
O gün oraya gitmemize izin verdik.
Bu yılların alacakaranlığında solma anıları
Görünüşe göre pişmanlık nehrimi unutamıyorum.
Gelen ve oraya giden aşk
Bu baraj hala çok güçlü ve uzun duruyor ama gezginimi tutamadı
ev
Sanırım şimdiye kadar nehrin nasıl olsa akacağını bilmeliydim.
Hayat sadece gelir ve gider ve aşk asla bilemez
İki kalp orada tek başına bırakılmış orada tek başına bırakılmış olsun, ne zaman