Flatfoot 56 — The Hourglass şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Flatfoot 56 adlı sanatçının "The Hourglass" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Hey… Hey…
I’m sitting in the cell of this hourglass. My time slips away, stolen too fast.
Everyday, everyday I’m breathing it in. The pressure of my life,
the pressure within.
Saying working hard is all I know, but the weight of this sand is making me slow.
If I think of all the time I’ve lost, then the taxman won and I pay the cost.
Give me time, give me time. 'Cause I’m stuck in this world’s hourglass.
Give me time, give me time. This sand is flowing too fast.
Hey… Hey…
I’m sitting as the world around me is calling my name. Every single second,
attacking my brain.
«Give me time,"she says with a wink in her eye. «All I want is your youth;
that old spark inside.»
Then wisdom says, «Cherish your days. Worry only lets your time slip away.
Push away the thief trying to steal your gift. The fighter is the one whose
feet are swift.»
Give me time, give me time. 'Cause I’m stuck in this world’s hourglass.
Give me time, give me time. This sand is flowing too fast.
Woh woh oho. Woh woh ohoho.
Give me time, give me time. 'Cause I’m stuck in this world’s hourglass.
Hey… Hey…
Give me time, give me time. All I want is time. Give me time, give me time.
All I need is time.
Give me time, give me time. 'Cause I’m stuck in this world’s hourglass.
Give me time, give me time. This sand is flowing too fast.
Wouh woh oho. Wouh woh ohoho.
Give me time, give me time. 'Cause I’m stuck in this world’s hourglass.
Wouh woh oho. Wouh woh ohoho.
Give me time, give me time. 'Cause I’m stuck in this world’s hourglass. Hey…
Hey…
Şarkı sözü çevirisi
Hey ... Hey…
Bu kum saatinin hücresinde oturuyorum. Zamanım kayıyor, çok hızlı çalınıyor.
Her gün, her gün nefes alıyorum. Hayatımın baskısı,
içindeki basınç.
Tek bildiğim sıkı çalışmak demek, ama bu kumun ağırlığı beni yavaşlatıyor.
Kaybettiğim onca zamanı düşünürsem vergi memuru kazanır ve bedelini ben öderim.
Bana zaman ver, bana zaman ver. Çünkü bu dünyanın kum saatinde sıkışıp kaldım.
Bana zaman ver, bana zaman ver. Bu kum çok hızlı akıyor.
Hey ... Hey…
Etrafımdaki dünya ismimi çağırıyor gibi oturuyorum. Her saniye,
beynime saldırıyor.
"Bana zaman ver," diyor göz kırpıyor. "Tek istediğim senin gençliğin;
içindeki eski kıvılcım.»
Sonra bilgelik diyor ki « " günlerinizi besleyin. Endişe sadece zamanınızı kaçırmanıza izin verir.
Hediyeni çalmaya çalışan hırsızı uzaklaştırın. Savaşçı olan kişidir
ayaklar çok hızlı.»
Bana zaman ver, bana zaman ver. Çünkü bu dünyanın kum saatinde sıkışıp kaldım.
Bana zaman ver, bana zaman ver. Bu kum çok hızlı akıyor.
Woh woh oho. Woh woh ohoho.
Bana zaman ver, bana zaman ver. Çünkü bu dünyanın kum saatinde sıkışıp kaldım.
Hey ... Hey…
Bana zaman ver, bana zaman ver. Tek istediğim zaman. Bana zaman ver, bana zaman ver.
Tek ihtiyacım olan zaman.
Bana zaman ver, bana zaman ver. Çünkü bu dünyanın kum saatinde sıkışıp kaldım.
Bana zaman ver, bana zaman ver. Bu kum çok hızlı akıyor.
Wouh woh oho. Wouh woh ohoho.
Bana zaman ver, bana zaman ver. Çünkü bu dünyanın kum saatinde sıkışıp kaldım.
Wouh woh oho. Wouh woh ohoho.
Bana zaman ver, bana zaman ver. Çünkü bu dünyanın kum saatinde sıkışıp kaldım. Hey…
Hey…