ГРОТ — Время или ты şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, ГРОТ adlı sanatçının "Время или ты" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Корабли не вернулись, моряки, что на них, погибли рано.
Под обломками вёсел и досок, пряталась горькая данность.
Не вернулись и путники с гор, там только исполнилось 30.
Они стали гранитным камнем, в память былых экспедиций.
Не вернулись солдаты, они стали туманом вечерним.
Из паутины дорог и тропинок позавчера не вернулся кочевник.
Больной не вышел из комы, там горе сменит счастье.
Но таков закон мироздания, Бог беспристрастен.
Мы летим прям к смерти, от рождения сиюминутно.
То что мы называем веками, для него лишь короткое утро.
Я открываю окна, пусть греет свет в моем доме.
Дай сил принять уготованное, принять это в полном объёме.
Не вернется былое, не вернется то, что нас сделало ближе.
Не вернутся герои из детства, и вдохновение прочитанных книжек.
Прошлое будто болото, задержишься и оно тебя травит.
Утри слезы и дальше в путь, всё это там и оставив.
Мы можем быть живы только сейчас.
Никто не надышится про запас.
Игра в перегонки, замешкался - остыл.
Не принимается ничья, время или ты.(х2)
Дни минувшие, как фотографии.
Остаются вовек неизменными.
Образы на страницах альбомов, то что в бараках - военнопленные.
Никому не исправить картинку, во вчера не вести коррективы.
Никому не укрыться от вечности, от прицела её объектива.
Это я по перрону бегу, за растворившимися поездами.
Это моя нелепая схватка, с необратимостью опозданий.
Это я возле гроба, я кладу в него вместе с молчанием.
Свой букет из несказанных вовремя слов и невыполненных обещаний.
Господин или пешка, американец или осетин.
День прошел, а на счетчике каждого, без исключения минус один.
Еще один кадр отснят, щелчок затвора, как плеть.
Срываюсь в голу, боюсь, до фоток себе самому не успеть.
Меня нет на снимке перрона, машинисты не ждут, у них график.
Я бегу через жизнь, и рассыпаюсь на миллион фотографий.
Либо пешком по остывшей золе, либо по углям бегом.
Меня нет на снимке перрона, я запрыгнул в последний вагон.
Мы можем быть живы только сейчас.
Никто не надышится про запас.
Игра в перегонки, замешкался - остыл.
Не принимается ничья, время или ты.(х2)
Şarkı sözü çevirisi
Gemiler geri dönmedi, üzerlerindeki denizciler erken öldü.
Küreklerin ve tahtaların enkazının altında, acı bir veri saklandı.
Dönmedi ve dağlardan gezginler, sadece 30 döndü.
Eski seferlerin anısına bir granit taşı oldular.
Askerler dönmedi, akşam sis oldular.
Dünden önceki gün yolların ve yolların ağından göçebe dönmedi.
Hasta komadan çıkmadı, keder mutluluğun yerini alacak.
Ama bu evrenin yasasıdır, Tanrı tarafsızdır.
Doğumdan hemen sonra ölüme doğru uçuyoruz.
Yüzyıllar dediğimiz şey onun için sadece kısa bir sabah.
Pencereleri açıyorum, evimdeki ışığın ısınmasına izin verin.
Hazır olanı kabul et, tam olarak kabul et.
Bizi daha yakın yapan şey geri dönmeyecek.
Kahramanlar çocukluktan geri dönmeyecek ve kitapların ilhamı okunacak.
Geçmiş bir bataklık gibi, oyalanacaksın ve seni zehirleyecek.
Gözyaşlarını Sil ve yoluna devam et, hepsini orada bırak.
Şu an hayatta olabiliriz.
Kimse stok hakkında nefes almayacak.
Damıtma oyunu, tereddüt etti-soğutuldu.
Beraberlik, zaman veya sen kabul edilmez.(X2)
Fotoğraflar gibi günler geçti.
Sonsuza dek değişmeden kalır.
Albüm sayfalarındaki görüntüler, kışlalarda ne var-savaş esirleri.
Kimse resmi düzeltemez, dün Ayarlamalar yapmaz.
Kimse sonsuzluktan, merceğinin görüşünden kaçamaz.
Eriyen trenlerin peşinden koşan benim.
Bu benim gülünç mücadelem, geri dönüşü olmayan gecikmelerle.
Ben tabutun yanında, sessizlikle birlikte koyuyorum.
Zamanında söylenmemiş kelimeler ve yerine getirilmemiş vaatlerden oluşan bir buket.
Efendim ya da piyon, Amerikan ya da Osetya.
Gün geçti ve her birinin sayacında, istisnasız eksi bir.
Başka bir çerçeve çekilecek, bir kırbaç gibi deklanşöre basılacak.
Bir gol kırıyorum, korkarım ki, fotoğraflara kendim yetişemiyorum.
Önlük resminde yokum, makinistler beklemiyor, programları var.
Hayattan kaçıyorum ve milyonlarca fotoğrafa dağılıyorum.
Ya soğuyan küllere ya da kömürlere koşarak yürüyün.
Önlük resminde yokum, son vagona atladım.
Şu an hayatta olabiliriz.
Kimse stok hakkında nefes almayacak.
Damıtma oyunu, tereddüt etti-soğutuldu.
Beraberlik, zaman veya sen kabul edilmez.(X2)