Heather Myles — Just Like Old Times şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Heather Myles adlı sanatçının "Just Like Old Times" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

When it first starting ringing,
something told me not to pick up the phonee
But I read down to answer,
there's too many long night alone
When I heard him morning life,
O I new what is gone is mine
He said lets get together, Let it be like old times
We sad at a table, in a cafѓ© we bin to before
Yes daddy miss me, coded stay wait anymore
And I left myself a wine, a lonely heart can feel so blind
We where sitting close together, just like old times
Just like old times, his hand hold in mine
He was side of the border, we left ours troubles behind
Just like old times, he must ticilia in life
He have me ride where he wanted
Just like old times
I try to forget the raisins we said good bay,
But my heart telling me, we now that old times don't lie
Just like old times, we left ours troubles behind
He have me right where he wanted, just like old times
He have me right where he wanted, just like old times
Just like old times

Şarkı sözü çevirisi

İlk kez çalmaya başladığında,
bir şey telefonu açmamamı söyledi.
Ama cevap vermek için aşağı okuyorum,
yalnız çok uzun bir gece var
Sabah hayatını duyduğumda,
O ben yeni ne gitti benim
Bir araya gelelim dedi, eski günlerdeki gibi olsun
Bir masada, bir kafede üzgünüz© daha önce biniyoruz
Evet Baba Beni özledin kodlu artık bekle dur
Ve kendime bir şarap bıraktım, yalnız bir kalp çok kör hissedebilir
Eski zamanlardaki gibi birbirimize yakın oturuyoruz.
Tıpkı eski zamanlardaki gibi, onun eli benimkinde.
O sınırın yanındaydı, sorunlarımızı geride bıraktık
Tıpkı eski günlerde olduğu gibi, hayatta ticilia olmalı
Beni istediği yere götürdü.
Tıpkı eski günlerdeki gibi
Kuru üzümleri unutmaya çalışıyorum. iyi koy dedik.,
Ama kalbim bana eski zamanların yalan söylemediğini söylüyor.
Tıpkı eski zamanlardaki gibi, sorunlarımızı geride bıraktık
Beni istediği yere getirdi, tıpkı eski zamanlardaki gibi.
Beni istediği yere getirdi, tıpkı eski zamanlardaki gibi.
Tıpkı eski günlerdeki gibi