Henri Tachan — Quelque part, à Paris şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Henri Tachan adlı sanatçının "Quelque part, à Paris" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Quelque part, à Paris,
Au métro d'minuit,
Deux amants s'embrassent,
Quelque part, à Paris,
Devant un boui-boui,
Deux amants s'enlacent.

Mais les gens de Paris
Leur jettent, contrits,
Des regards fugaces,
Sans voir, ce samedi
D'été, à Paris,
L'amour aux terrasses...

Quelque part, à Paris,
Sur les Tuileries,
La grande ourse danse,
Dans le ciel de Paris,
Comme des bougies,
Les étoiles tremblent.

Mais les gens de Paris
Marchent, rabougris,
Sous les lampadaires,
Sans voir, ce samedi,
Sur leurs fronts pâlis,
Ce bal de lumières...

Quelque part, à Paris,
Derrière un taudis,
Pleure un limonaire,
Quelque part, à Paris,
Un pauvre génie
Joue en solitaire.

Mais les gens de Paris
Préfèrent la musi-
Que avec partenaire,
Sans ouïr, ce samedi,
Cette symphonie,
A travers les pierres...

Quelque part, à Paris,
Quand les chats sont gris,
Les fantômes sortent,
Quelque part, à Paris,
Ils restent transis,
Sur le pas des portes,

Car les gens de Paris,
Au fond de leur lit,
Comme des natures mortes,
Crèvent, petit à petit,
En ce samedi d'été,
A Paris.

Şarkı sözü çevirisi

Bir yerde, Paris'te, gece yarısı metrosunda, iki sevgili öpüşüyor, bir yerde, Paris'te, bir boui-boui önünde, iki sevgili sarılıyor.

Ama Paris halkı, bu yaz Cumartesi günü Paris'te, teraslara bayıldıklarını görmeden, onları, karşıtları, kısacık bakışları fırlatıyorlar...

Paris'te bir yerlerde, Tuileries'de, büyük ayı dansları, Paris'in gökyüzünde, mumlar gibi, yıldızlar titriyor.

Ama Paris halkı yürüyor, bodur, sokak lambalarının altında, bu Cumartesi, soluk cephelerinde, bu ışık topunu görmüyorlar...

Paris'te bir yerde, bir gecekondu arkasında, bir limonaire ağlıyor, Paris'te bir yerde, fakir bir dahi yalnız oynuyor.

Ama Paris halkı, bu Cumartesi, bu senfoniyi, taşlardan duymadan, ortakla müziği tercih ediyor...

Paris'te bir yerlerde, kediler gri olduğunda, hayaletler ortaya çıkar, Paris'te bir yerlerde, kapıların basamağında transis olarak kalırlar, çünkü Paris halkı, yatağının dibinde, Natürmortlar gibi, bu yaz Cumartesi günü, Paris'te azar azar ölürler.