Jethro Tull — Wounded Old And Treacherous şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Jethro Tull adlı sanatçının "Wounded Old And Treacherous" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

A walk on the quiet side, late in the day --
Don’t mean to get in anybody’s way.
The Gods seem willing: sun’s in the sky.
Old crows cawing as the straight crows fly.
There was a time when love was the law.
There was a time for the tooth and the claw.
Last rites given, no holds barred.
Heaven Express on my credit card.
Now let me draw the jungle line --
I won’t cross yours if you don’t cross mine.
Won’t make trouble, I don’t need no fuss.
But I’m wounded, old and I’m treacherous.
Allow me to draw the jungle line --
you cross it once, you cross some friends of mine.
They won’t make trouble, they don’t need no fuss
but they’re wounded, old and they’re treacherous.
In the crisp of evening, on sacred ground --
Ghosts of fathers pushing moonbeams round.
Big cats prowling inside your head --
They left for China; better left for dead.
Let me draw the jungle line --
I won’t cross yours if you don’t cross mine.
Won’t make trouble, I don’t need no fuss.
But I’m wounded, old and I’m treacherous.
A walk on the quiet side, late in the day --
Don’t mean to get in anybody’s way.
The Gods seem willing: sun’s in the sky.
Old crows cawing as the straight crows fly.
There was a time when love was the law.
There was a time for the tooth and the claw.
Last rites given, no holds barred.
Heaven Express on my credit card.
living mountains going to shake that town --
big mother calling you from underground.
She don’t want trouble, she don’t need no fuss.
But she’s wounded, old and treacherous.

Şarkı sözü çevirisi

Sessiz tarafta bir yürüyüş, günün geç saatlerinde --
Kimsenin yoluna çıkmak istemem.
Tanrılar istekli görünüyor: güneş gökyüzünde.
Yaşlı kargalar düz kargalar uçarken homurdanıyor.
Aşkın Kanun olduğu bir zaman vardı.
Diş ve pençe için bir zaman vardı.
Son ayinler verildi, yasak yok.
Kredi kartımda Heaven Express.
Şimdi orman çizgisini çizmeme izin ver --
Sen benimkini geçmezsen ben seninkini geçmem.
Sorun çıkarmayacak, yaygaraya ihtiyacım yok.
Ama yaralıyım, yaşlıyım ve hainim.
Orman çizgisini çizmeme izin ver --
bir kere geçersen, birkaç arkadaşımı da geçersin.
Sorun çıkarmayacaklar, yaygaraya ihtiyaçları yok.
ama yaralılar, yaşlılar ve hainler.
Gecenin kıtırında, kutsal topraklarda --
Babaların hayaletleri ay ışınlarını itiyor.
Büyük kediler kafanın içinde dolaşıyor --
Çin'e gittiler, ölüler için daha iyi.
Orman çizgisini çizmeme izin ver --
Sen benimkini geçmezsen ben seninkini geçmem.
Sorun çıkarmayacak, yaygaraya ihtiyacım yok.
Ama yaralıyım, yaşlıyım ve hainim.
Sessiz tarafta bir yürüyüş, günün geç saatlerinde --
Kimsenin yoluna çıkmak istemem.
Tanrılar istekli görünüyor: güneş gökyüzünde.
Yaşlı kargalar düz kargalar uçarken homurdanıyor.
Aşkın Kanun olduğu bir zaman vardı.
Diş ve pençe için bir zaman vardı.
Son ayinler verildi, yasak yok.
Kredi kartımda Heaven Express.
yaşayan dağlar bu şehri sallayacak --
büyük anne seni yeraltından arıyor.
Bela istemiyor, yaygaraya ihtiyacı yok.
Ama yaralı, yaşlı ve hain.