Lauren Hoffman — Out of the Sky, Into the Sea şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Lauren Hoffman adlı sanatçının "Out of the Sky, Into the Sea" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Don’t want to go where they are cruel and cold
Turning me into stone, making me dry
Give me this warmth, a sunbeam to live in, a window to look out of?
br>Misery blooms on the stem of suppression
The world that you see is the one you believe
Sleeping in poppies, lost in the forest
Out of the sky, into the sea,
Disappear under here pulled by the tide
Give me an island; I am an island
Don’t want to go where they pull out the mold,
Casting me out of clay, making me dry
Give me this warmth, a sunbeam to live in, a window to look out of?
br>Shut out the sights, pull tight the sheets,
They live in the dark and their faces you see
By the sliver of light through a cracked open door?
Castles and kings await you my sweet
Dragons will fly you far, far from here
Where the concrete enfolds you
And they mould you of steel
We’re on a wire but it’s better than drowning
And I don’t care if I fall cuz I’ve never been higher
Everythings changing but I don’t care for sameness
'Cause safety makes graves of the fearful I find
A ride on a wave, a home on a wind-blown cloud
Make your body loud for me Could you be safe in my arms, and scared at the same time
Running towards and away 'til you’re standing still
The mystery’s calling, come if you dare
And find what is there when you tear down the walls
No you’re gonna wait til the moment is certain
While I’ve been out searching for reasons to fall
Hard is the ground you’re wrapping your arms around

Şarkı sözü çevirisi

Acımasız ve soğuk oldukları yere gitmek istemiyorum
Beni taşa çeviriyor, beni kurutuyor
Bana bu sıcaklığı ver, içinde yaşayabileceğim bir güneş ışını, dışarı bakabileceğim bir pencere?
baskılama sapında sefalet çiçek açar
Gördüğün dünya inandığın dünyadır.
Ormanda kaybolan haşhaşlarda uyumak
Gökyüzünden, denize,
Gelgit tarafından çekilen bu yerin altında kaybolun
Bana bir ada ver; ben bir adayım
Kalıbı çıkardıkları yere gitmek istemiyorum,
Beni kilden atmak, beni kurutmak
Bana bu sıcaklığı ver, içinde yaşayabileceğim bir güneş ışını, dışarı bakabileceğim bir pencere?
manzaraları kapatın, çarşafları sıkıca çekin,
Karanlıkta yaşıyorlar ve yüzlerini görüyorsun
Çatlamış bir açık kapıdan geçen ışık şeridiyle mi?
Kaleler ve krallar seni bekliyor tatlım
Ejderhalar sizi buradan çok uzaklara uçuracak
Betonun seni sardığı yer
Ve seni çelikten şekillendiriyorlar.
Telgraf çekiyoruz ama boğulmaktan iyidir.
Ve düşmem umurumda değil çünkü hiç bu kadar yükseğe çıkmadım.
Her şey değişiyor ama aynılık umurumda değil
Çünkü güvenlik, bulduğum korkunun mezarlarını yapar
Bir dalga üzerinde bir yolculuk, rüzgar üflemeli bir bulut üzerinde bir ev
Vücudunu benim için yüksek sesle yap, kollarımda güvende olabilir misin ve aynı zamanda korkabilir misin
Hala ayakta durana kadar doğru ve uzak koşuyor
Gizem çağırıyor, cesaretin varsa gel
Ve duvarları yıktığınızda orada ne olduğunu bulun
Hayır, belli olana kadar bekleyeceksin.
Ben düşmenin nedenlerini araştırırken
Kollarını sardığın yer sert.