Ligeia — The Blackout şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Ligeia adlı sanatçının "The Blackout" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
The going rate on seduction must be a dime a dozen.
So don’t get your hopes up.
This life’s a contradiction, a typecast for hypocrisies,
But you run the miles away only to sell yourself short.
And I am the one who dreams of you.
I dream of you, I still dream of you.
Sirens fade from silence this is where the story ends.
In a dream of truth they’ll never find you.
Yellow tape and empty chalk lines, that’s all she wrote.
Head first through a noose.
I’d shed a tear for you, but you’re not even here.
I scream your name for one last time.
Can you hear me now?
Can you feel me now?
But I must move on I find reason for years of weakening disaster.
So wait for passion, but tell me, do you fear for heartache?
There’s no hope left for solace.
I know, I know so I let go.
This blackout begins to define this sorry moment.
So wait for passion, but tell me, do you fear for heartache?
I let go of everything I loved.
From all the bridge drops I leaver her crimson tide.
There’s no hope left for solace.
I know, I know so I let go.
This blackout begins
Şarkı sözü çevirisi
Baştan çıkarma oranı bir düzine bir kuruş olmalı.
O yüzden fazla umutlanma.
Bu hayat bir çelişki, ikiyüzlülük için bir tür,
Ama kilometrelerce uzakta sadece kendini kısa satmak için koşuyorsun.
Ve seni hayal eden benim.
Seni hayal ediyorum, hala seni hayal ediyorum.
Sirenler sessizlikten kayboluyor, hikayenin bittiği yer burası.
Gerçeğin rüyasında seni asla bulamayacaklar.
Sarı bant ve boş tebeşir çizgileri, yazdığı tek şey bu.
Önce bir ilmikten geç.
Senin için gözyaşı döktüm, ama sen burada bile değilsin.
Adını son bir kez haykırıyorum.
Şimdi beni duyabiliyor musun?
Şimdi beni hissedebiliyor musun?
Ama ben üzerinde zayıflaması felaket yıl için bir sebep bulmak durumundayım.
Öyleyse tutkuyu bekle, ama söyle bana, kalp ağrısından korkuyor musun?
Teselli için hiç umut kalmadı.
Biliyorum, biliyorum, bu yüzden bıraktım.
Bu karartma, bu üzgün anı tanımlamaya başlar.
Öyleyse tutkuyu bekle, ama söyle bana, kalp ağrısından korkuyor musun?
Sevdiğim her şeyi bıraktım.
Köprünün tüm damlalarından Kızıl akıntısını bırakıyorum.
Teselli için hiç umut kalmadı.
Biliyorum, biliyorum, bu yüzden bıraktım.
Bu karartma başlıyor