Lilu Vega — Холодный чай şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Lilu Vega adlı sanatçının "Холодный чай" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Что такое платоническая любовь, а?
Это когда любят друг друга,
Но вместе на спят и не целуются.
Ну это прям как у нас, только…
Я закрываю руками глаза, беcконечную новую память.
Собираю осколки стекла, что в наших тех окнах остались.
Мы смотрели в них глазами, как океанами мутились воды.
Здесь запах и полюса обретали все наши тревоги.
Но, помнишь, как все это было: по графику и расписанию.
А потом, под откос замело. Куда и я, туда и ты, туда мы сами.
Этой острой кромкой льда обрезали последние петли.
С каждым солнцем луча сгорали и слепли, сгорали и слепли.
Помнишь этот дождь… Холодной остротой
Нам резало сердец на вздох, когда я была с тобой.
Мягко стеля шелком слова за все: прости, прощай!
Ты вспоминай, ты вспоминай…
А я в твоих глазах не вижу даже дна.
И я, опять, стою одна, и это — твоя вина.
Мягко стеля шелком слова, а ты, как холодный чай.
И все не так, и все не так. Жаль…
Заключенный в печаль мою, твоими снами
Адскими гаммами, как оловом, не сказать словами!
Тонны рассвета стали приметными, Мы незаметно делились клетками.
Жизнь, как с экранов TV: полосы черные, полосы светлые.
Помнишь этот дождь… Холодной остротой
Нам резало сердец на вздох, когда я была с тобой.
Мягко стеля шелком слова за все: прости, прощай!
Ты вспоминай, ты вспоминай…
А я в твоих глазах не вижу даже дна.
И я, опять, стою одна, и это — твоя вина.
Мягко стеля шелком слова, а ты, как холодный чай.
И все не так, и все не так. Жаль…
А помнишь этот дождь… Холодной остротой
Нам резало сердец на вздох, когда я была с тобой.
Мягко стеля шелком слова за все: прости, прощай!
Ты вспоминай, ты вспоминай…
А я в твоих глазах не вижу даже дна.
И я, опять, стою одна, и это — твоя вина.
Мягко стеля шелком слова, а ты, как холодный чай.
И все не так, и все не так. Чай…
Şarkı sözü çevirisi
Platonik aşk nedir, ha?
Bu, birbirlerini sevdikleri zamandır,
Ama birlikte uyuyorlar ve öpüşmüyorlar.
Evet, bu tıpkı bizim gibi, sadece…
Gözlerimi ellerimle kapatıyorum, sonsuz yeni bir hafıza.
O camlarda kalan cam parçalarını topluyorum.
Onlara gözlerimizle baktık, okyanusların suları nasıl değiştiğini.
Burada koku ve kutuplar tüm alarmlarımızı aldı.
Ama, tüm bunların nasıl olduğunu hatırla: programa ve programa göre.
Ve sonra, raydan çıktı. Ben nereye gidersem, sen nereye gidersen, biz oraya gideriz.
Bu keskin buz kenarı son döngüleri kesti.
Her güneşte, ışın yandı ve kör oldu, yandı ve kör oldu.
Bu yağmuru hatırlıyor musun?
Seninle birlikteyken kalplerimizi keserdik.
Yavaşça her şey için ipek kelimeler STEL: affet, güle güle!
Sen hatırla, sen hatırla…
Ben de senin gözlerinde dibi bile göremiyorum.
Yine yalnızım ve bu senin suçun.
Yavaşça buzlu çay gibi iken ipek kelimeleri STEL.
Ve öyle değil, ve öyle değil. Yazık…
Rüyalarınla benim üzüntü içinde mahkum
Cehennem ölçekleri, teneke gibi, kelimelerle söylenemez!
Şafak tonları belirginleşti, hücreleri fark edilmeden paylaştık.
TV ekranlarında olduğu gibi hayat: şeritler siyah, çizgiler parlak.
Bu yağmuru hatırlıyor musun?
Seninle birlikteyken kalplerimizi keserdik.
Yavaşça her şey için ipek kelimeler STEL: affet, güle güle!
Sen hatırla, sen hatırla…
Ben de senin gözlerinde dibi bile göremiyorum.
Yine yalnızım ve bu senin suçun.
Yavaşça buzlu çay gibi iken ipek kelimeleri STEL.
Ve öyle değil, ve öyle değil. Yazık…
Bu yağmuru hatırlıyor musun... soğuk keskinlikle
Seninle birlikteyken kalplerimizi keserdik.
Yavaşça her şey için ipek kelimeler STEL: affet, güle güle!
Sen hatırla, sen hatırla…
Ben de senin gözlerinde dibi bile göremiyorum.
Yine yalnızım ve bu senin suçun.
Yavaşça buzlu çay gibi iken ipek kelimeleri STEL.
Ve öyle değil, ve öyle değil. Çay…