Marathonmann — Briefe von Gestern şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Marathonmann adlı sanatçının "Briefe von Gestern" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Du stehst immer aufrecht,
siehst niemals zum Boden,
den Blick immer nach vorne,
ein Mann der Tat,
den Fokus Richtung Zukunft,
die Rechnungen bezahlt.
Doch ein kleiner Fehler,
das Blut an deinen Händen:
Ist das der Dank dafür,
den Anstand zu bewahren?
Doch sie haben dich betrogen, doch sie haben dich belogen. Doch sie haben dich
betrogen, doch sie haben dich belogen.
In deiner Zelle die Farben verblasst,
schweigende Zeichen,
rostige Stäbe, flüsternde Steine,
Briefe von gestern gegen Asche von morgen,
die Kräfte verfliegen, Konzentration
und Atmen.
Die Hände sind alt,
dein Haar ist grau geworden. Es gibt kein Weg zurück.
Und jetzt stehst du hier in diesem endlosen Ding mit einem Lächeln im Gesicht.
Und dann fragst du dich: hast du das Richtige getan?
und wie oft denkst du dir,
wie es so war in all den Jahren, in all den Jahren?
Doch sie haben dich betrogen, doch sie haben dich betrogen
Doch sie haben dich betrogen, dich betrogen
Solang das Blut noch durch die Adern fließt, solang dein Herz noch schlägt,
solang das kleine Ding, was Seele heißt, noch festzuhalten ist,
ist alles andere egal, ist alles andere egal.
In deiner Zelle die Farben verblasst, schweigende Zeichen, rostige Stäbe,
flüsternde Steine.
(rostige Stäbe, du stehst alleine)
Briefe von gestern gegen Asche von morgen, die Kräfte verfliegen,
Konzentration und Atmen.
Şarkı sözü çevirisi
Her zaman dik duruyorsun.,
asla yere bakma,
her zaman dört gözle bekliyorum,
eylem bir adam,
geleceğe yönelik odak,
faturalar ödendi.
Ama küçük bir hata,
ellerindeki kan:
Bunun için teşekkürler mi,
terbiyeyi korumak için mi?
Ama seni aldattılar, ama sana yalan söylediler. Ama onlar seni
kandırıldılar, ama sana yalan söylediler.
Hücrende renkler soldu,
sessiz karakterler,
paslı çubuklar, fısıldayan taşlar,
Dünün mektupları yarının Küllerine karşı,
kuvvetler uçup gidiyor, konsantrasyon
ve nefes al.
Eller eski,
saçların griye döndü. Artık geri dönüş yok.
Ve şimdi bu sonsuz şeyin içinde yüzünüzde bir gülümseme ile duruyorsunuz.
Ve sonra kendinize sorun: doğru olanı yaptın mı?
ve ne sıklıkla düşünüyorsun,
ne tüm bu yıllar boyunca böyle olmuştur, bunca yıldır var?
Ama sana ihanet ettiler, ama sana ihanet ettiler
Ama sana ihanet ettiler, sana ihanet ettiler.
Kan hala damarlarınızdan aktığı sürece, kalbiniz hala attığı sürece,
ruh anlamına gelen küçük şey hala tutulacağı sürece,
her şey önemli değilse, her şey önemli değildir.
Hücrenizde renkler soldu, sessiz işaretler, paslı çubuklar,
fısıldayan taşlar.
(paslı çubuklar, yalnız duruyorsun)
Dünün mektupları yarının küllerine karşı, güçler uçup gidiyor,
Konsantrasyon ve nefes alma.