Maria Bethânia — Calice şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Maria Bethânia adlı sanatçının "Calice" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Pai, afasta de mim esse cálice
Pai, afasta de mim esse cálice
Pai, afasta de mim esse cálice
De vinho tinto de sangue
Como beber dessa bebida amarga
Tragar a dor, engolir a labuta
Mesmo calada a boca, resta o peito
Silêncio na cidade não se escuta
De que me vale ser filho da santa
Melhor seria ser filho da outra
Outra realidade menos morta
Tanta mentira, tanta força bruta
(refrão)
Como é difícil acordar calado
Se na calada da noite eu me dano
Quero lançar um grito desumano
Que é uma maneira de ser escutado
Esse silêncio todo me atordoa
Atordoado eu permaneço atento
Na arquibancada pra a qualquer momento
Ver emergir o monstro da lagoa
(refrão)
De muito gorda a porca já não anda
De muito usada a faca já não corta
Como é difícil, pai, abrir a porta
Essa palavra presa na garganta
Esse pileque homérico no mundo
De que adianta ter boa vontade
Mesmo calado o peito, resta a cuca
Dos bêbados do centro da cidade
(refrão)
Talvez o mundo não seja pequeno
Nem seja a vida um fato consumado
Quero inventar o meu próprio pecado
Quero morrer do meu próprio veneno
Quero perder de vez tua cabeça
Minha cabeça perder teu juízo
Quero cheirar fumaça de óleo diesel
Me embriagar até que alguem me esqueça
Şarkı sözü çevirisi
Baba, o bardağı benden uzak tut.
Baba, o bardağı benden uzak tut.
Baba, o bardağı benden uzak tut.
Kan kırmızı şarap
Bu acı içecekten nasıl içilir
Acıyı yutun, zahmeti yutun
Ağzını bile kapat, meme kalır
Şehirde sessizlik duyulmuyor
Bir Azizin oğlu olmanın ne anlamı var?
Diğerinin oğlu olmak daha iyi olurdu
Başka bir daha az ölü gerçeklik
Çok fazla yalan, çok fazla kaba kuvvet
(koro)
Sessiz uyanmak ne kadar zor
Eğer gecenin köründe kendimi incitirsem
İnsanlık dışı bir çığlık atmak istiyorum
Ve bu duyulmanın bir yolu
Bütün bu sessizlik beni sersemletiyor
Hayrete ben özenli kalır
Herhangi bir zaman için standlarda
Canavarın göletten nasıl çıktığını görün
(koro)
Çok yağdan fındık artık yürümüyor
Çok kullanılan bıçak artık kesmiyor
Kapıyı açmak ne kadar zor Baba.
Bu kelime boğazda sıkışmış
Dünyadaki bu Homeros yığını
İyi niyetin ne yararı var
Göğsünü bile kapat, Guguklu kalır
Şehir merkezinin sarhoşlarından
(koro)
Belki de dünya küçük değildir
Ne de hayat bir fait accompli olmak
Kendi günahımı icat etmek istiyorum.
Kendi zehirimden ölmek istiyorum.
Kafanı sonsuza dek kaybetmek istiyorum.
Kafam aklını kaçırdı.
Mazot dumanını koklamak istiyorum.
Biri beni unutana kadar sarhoş ol.