Marie-Chantal Toupin — Un endroit où pleurer şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Marie-Chantal Toupin adlı sanatçının "Un endroit où pleurer" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
La gueule de bois, le mal de tête :
Je sais, c'est pas la fête.
Qu'est-ce que tu broies,
Qu'est-ce que tu noies ?
Les yeux vitreux, le regard lourd :
Je sais c'est pas un bon jour.
Qu'est-ce que t'attends, parles-en.
Laisse-moi t'offrir mon épaule —
Un endroit où pleurer.
Laisse-toi aller, sors de ta tôle,
Viens te libérer.
Allez, mon frère, raconte tout
C'qui te met à genoux —
Tous tes calvaires, tous tes misères.
Je sais qu't'as l'cœur brisé en deux,
Que tu vis un grand creux.
Brise le silence, dis c'que tu penses.
Laisse-moi t'offrir mon épaule —
Un endroit où pleurer.
Laisse-toi aller, sors de ta tole,
Viens te libérer.
Laisse-toi aller, sors tous ces maux
Qui te font tant souffrir.
Laisse-toi aller, sors de ta tôle,
Viens te libérer.
La grande tempête, elle va passer,
J'la laisserai pas t'emporter
Loin de ma vie, loin de ta vie.
Lâche la bouteille, regarde mes yeux,
Je sais qu't'es malheureux.
Viens contre moi, viens dans mes bras.
Laisse-moi t'offrir mon épaule —
Un endroit où pleurer.
Laisse-toi aller, sors de ta tôle,
Viens te libérer.
Laisse-toi aller…
Até amanhã se Deus quizer.
Şarkı sözü çevirisi
Akşamdan kalma, baş ağrısı: biliyorum, parti değil.
Ne taşlıyorsun, ne boğuyorsun ?
Camsı gözler, ağır gözler: iyi bir gün olmadığını biliyorum.
Ne bekliyorsun, bunun hakkında konuş.
Sana omzumu sunmama izin ver-ağlayacak bir yer.
Kendini bırak, çarşafından çık, özgür ol.
Hadi kardeşim, bana seni dizlerinin üstüne getiren her şeyi anlat.tüm sıkıntılarını, tüm ıstırabını.
Kalbinin kırıldığını biliyorum, büyük bir deliğin içindesin.
Sessizliği kır, ne düşündüğünü söyle.
Sana omzumu sunmama izin ver-ağlayacak bir yer.
Git buradan, ücretsiz gelsin.
Kendini bırak, seni çok acı çeken tüm bu rahatsızlıklardan Kurtul.
Kendini bırak, çarşafından çık, özgür ol.
Büyük fırtına, geçecek, seni hayatımdan, hayatından uzaklaştırmasına izin vermeyeceğim.
Şişeyi bırak, gözlerime bak, mutsuz olduğunu biliyorum.
Bana karşı gel, kollarıma gel.
Sana omzumu sunmama izin ver-ağlayacak bir yer.
Kendini bırak, çarşafından çık, özgür ol.
Laissez-toi aller ... Tanrı isterse yarın görüşürüz.