Mary Gauthier — Merry Go Round şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Mary Gauthier adlı sanatçının "Merry Go Round" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

From the painful rays of daybreak
Ripping darkness out your eyes
To every kiss with bourbon breath
your daddy didn’t hide, he didn’t hide
From the crack of his backhand slap
To your mama’s blue veined hands
That held her rosary desperately
Cause she didn’t understand
From the brokenhearted playground
in the lonely afternoon
To the violence of little boys
And the crying in your bedroom
Till the wind blows right through you and rain don’t get you wet
Till your lips move constantly but you ain’t said nothing yet
Till you ride that horse in circles going up and coming down
Round and round, it’s a merry go round
From the bitter tears of helplessness
Falling from your grandma’s face
As they strap you to the stretcher
While she quickly packs your suitcase
From the money that you stole from her
on the day she died
To the long lines at the clinic
Waiting for a days supply, a days supply
Till the wind blows right through you and rain don’t get you wet
Till your lips move constantly but you ain’t said nothing yet
Till you ride that horse in circles going up and coming down
Round and round, it’s a merry go round
From the phone booth on the freeway
When there’s no one left to call
To the porcelain Cod you pray to In the public restroom stall
From the milky white of heroin
as it bubbles and it sooths
To the dirty sheets you lie on

Şarkı sözü çevirisi

Şafağın acı ışınlarından
Karanlığı gözlerinden koparmak
Bourbon nefesi ile her öpücüğe
baban saklanmadı, saklanmadı.
Backhand tokat onun çatlak itibaren
Annenin mavi damarlı ellerine
Tesbihini umutsuzca tuttu
Çünkü anlamadı.
Kırık kalpli oyun alanından
yalnız öğleden sonra
Küçük çocukların şiddetine
Ve yatak odanda ağlıyor
Rüzgar sana çarpana ve yağmur seni ıslatana kadar
Dudakların sürekli hareket edene kadar ama henüz bir şey söylemedin
O ata binene kadar daireler çizip yukarı ve aşağı ineceksin.
Yuvarlak ve yuvarlak, bu bir atlıkarınca
Çaresizliğin acı gözyaşlarından
Büyükannenin yüzünden düşüyor
Seni sedyeye bağlarken
Bavulunu hızlı bir şekilde paketlerken
Ondan çaldığın paradan.
öldüğü gün
Klinikteki uzun kuyruklara
Bir gün arz bekliyor, bir gün arz
Rüzgar sana çarpana ve yağmur seni ıslatana kadar
Dudakların sürekli hareket edene kadar ama henüz bir şey söylemedin
O ata binene kadar daireler çizip yukarı ve aşağı ineceksin.
Yuvarlak ve yuvarlak, bu bir atlıkarınca
Otoyoldaki telefon kulübesinden
Arayacak kimse kalmadığında
Umumi tuvalette dua ettiğin porselen morina için.
Eroinin sütlü beyazından
kabarcıklar ve yatıştırır gibi
Yalan söylediğin kirli çarşaflara