Moonsorrow — Aurinko ja Kuu şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Moonsorrow adlı sanatçının "Aurinko ja Kuu" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
«Aurinko ja kuu.
Syttyneet kaukana sieltä
missälehväin suoja yllein kumartuu.
Kai vuosia olen jo kulkenut
muassa metsien kansojen.
Olen oppinut viisautta susilta
ja nukkunut karhujen kanssa.
Yhtään ihmistäen ole kohdannut,
kylänkään liepeille sattunut.
Tiedäen matkaani kotoa.
Kohtalo sanelee minne johtaa tie."
Kaukana tyvenessä
vehreäpolku verelle johdattaa.
Yllämaan, taivas kattona,
loppunsa on kaikella.
«Kai vuosia olen jo kulkenut
miettien veljeni lähtöä.
Kunpa tietäisin minne hän päätyy.
Jumalat suojelkoot häntämatkallaan.»
Järkähtävät vankat kalliot.
Vaeltavat kuu ja aurinko.
Tuulet yltyvät, myrskyt tyyntyvät.
Laivojansa aallot etsivät.
«Taivaalla tähdet valaiskaa,
tulen vain minätarvitsen.
Luonnosta olen syntynyt,
edessäs' mitään pelkääen.»
«The sun and the moon.
Lit so far from where
the shelter of branches does bend over me.
I count it as years that I’ve wandered
amongst the folk of the woods.
Wisdom I’ve learned from wolves
and I have slept in the beds of bears.
No other man I’ve met on my way,
no village I’ve walked past by.
I couldn’t tell my way from home.
Destiny dictates where my road shall turn."
Far far away in the still
a verdant path once leads to blood.
Above the earth with heavens as vault,
there is an end to all.
«I count it as years that I’ve wandered
just thinking of my brother’s departure.
Oh I wish I was told where he would end up.
May the gods guard him on his journey.»
And the steady rocks stir.
The moon and the sun do rove.
Winds are rising, storms abate.
Their ships the waves still seek.
«Stars on the sky come out,
only the fire I need.
From the nature I have born,
before thee nothing I fear.»
Şarkı sözü çevirisi
"Güneş ve ay.
Oradan uzak yaktı
kalkanın yapraklarının büküldüğü yer.
Sanırım yıllardır yürüyorum.
ormanların halkları arasında.
Bilgeliği Kurtlardan öğrendim.
ve Ayılarla yattım.
İnsan karşılaşması yok,
sadece köy değil, kasaba da.
Evden yolculuğumu bilmek.
Kader, nereye gidileceğini belirler."
Uzak çalılıklarda
kana giden yeşil yol yol açar.
Yllämaan, bir tavan olarak gökyüzü,
her şey bitti.
"Sanırım yıllardır yürüyorum
kardeşimin gitmesini düşünüyorum.
Keşke nerede olduğunu bilseydim.
Tanrılar yolculuğunda onu korusun.»
Katı kayalar.
Ay ve güneş dolaşıp.
Rüzgarlar yükseliyor, fırtınalar sakin.
Gemilerinin dalgaları arıyor.
"Gökyüzünde yıldızlar parlıyor,
Sadece benimle geleceğim.
Doğadan doğdum.,
her şeyden korktuğunuz için.»
"Güneş ve ay.
Nereden çok uzak yaktı
dalların Barınağı bana doğru eğilir.
Bunu yıllarca dolaştığımı sayıyorum.
orman halkı arasında.
Kurtlardan öğrendiğim bilgelik
ve ayıların yataklarında uyudum.
Yolda tanıştığım başka bir erkek yok.,
geçtiğim hiçbir köy yok.
Evden yolumu söyleyemedim.
Kader yolumun nereye döneceğini belirler."
Uzak uzak hala
yeşil bir yol Bir zamanlar kana yol açar.
Yerin üstünde, cennet gibi bir tonozla,
bütün iş burada bitsin.
"Yıllar boyunca dolaştığımı sayıyorum.
kardeşimin ayrılışını düşünüyordum.
Keşke bana sonunun nerede olacağı söylenseydi.
Tanrılar yolculuğunda onu korusun.»
Ve sabit kayalar karışıyor.
Ay ve güneş geziyor.
Rüzgarlar yükseliyor, fırtınalar azalıyor.
Dalgalar hala gemilerini arıyor.
"Gökyüzünde yıldız,
sadece ihtiyacım olan ateş.
Doğadan doğdum.,
sana bir şey daha önce de korkuyorum.»