Patrice — How Do You Call It? şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Patrice adlı sanatçının "How Do You Call It?" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

How do you call it when autumn leaves keep falling?
Tell me how do you mean it?
You think I was dreaming not feeling.
I was feeling for you as I was falling for you.
(Say) I need your love so bad
you make me feel so close to God.
You deal with the truth of the heart (yeah)
and you have so much of that.
Tell me what do we have but love (yeah)
there’s nothing much I could think of.
You run from love like you’re in a rush.
But anything love builds your doubts will crush
Ohhh ohhh
(Say) girl you have those eyes
I’d do anything for you if they cried.
Even when you curse
I love to watch your lips building bad words.
When ever we be talking on the phone
I just love to hear your tone
even silence sounds good with you
(Say) girl you have so much soul.
How do you call it?
How do you mean it? (how do you mean it?)
I was feeling (I was feeling)
As I was falling (I was falling)
I was feeling for you, as I was falling for you, my soul was crying for you,
as I was dying for you as l was falling for you (rpt)

Şarkı sözü çevirisi

Sonbahar yaprakları düşmeye devam ettiğinde buna nasıl denir?
Söyle bana, ne demek istiyorsun?
Rüyamda hissetmediğimi düşünüyorsun.
Sana aşık olduğum için sana karşı hislerim vardı.
(De ki) aşkına çok ihtiyacım var
beni Tanrı'ya çok yakın hissettiriyorsun.
Kalbin gerçeği ile başa çıkmak (Evet)
ve sende bundan çok var.
Söyle bana ne var ama aşk (Evet)
düşünebildiğim pek bir şey yok.
Acelen varmış gibi aşktan kaçıyorsun.
Ama aşk, şüphelerinizi güçlendirir, ezer
Ohhh ohhh
(Say) girl you have that eyes
Ağlasalar senin için her şeyi yaparım.
Lanetlediğinde bile
Dudaklarının kötü kelimeler oluşturmasını izlemeyi seviyorum.
Ne zaman telefonda konuşsak
Ses tonunu duymayı seviyorum.
sessizlik bile senin için iyi geliyor
Kızım, çok fazla ruhun var.
Nasıl diyorsunuz?
Ne demek istiyorsun? (bunu nasıl kastediyorsun?)
Hissediyordum (hissediyordum)
Düşerken (düşüyordum)
Senin için hissediyordum, sana aşık olduğum gibi, ruhum senin için ağlıyordu,
senin için ölürken, senin için düştüğümde (rpt)