Pomegranates — Jerusalem Had A Bad Day şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Pomegranates adlı sanatçının "Jerusalem Had A Bad Day" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
When we finally came back
When we came back home
Saw how they had left it
They’d left it all alone
When we finally saw it
Saw what they had done
It wasn’t much of anything
Not much of anything at all
When we finally saw it
Saw what they had done
It wasn’t much of anything
Not much of anything at all
Messengers came to your town
You’d run and hide
You’d watch them die
You never heard what they would tell
I wonder why, I wonder why
Carry a thousand silver bulbs
Back from our hopes
Carry a thousand silver bulbs
Our back from our hopes
Oh, well how’re the ones you love
I don’t know, I don’t know
Carry a thousand silver bulbs
A thousand years have come and gone
But my clothes still look the same
This is our last night in a tent
They are yourselves stuck in the sand
They cut your feet, they cut your hand
What you never cease to show
You give it more than I can hope
That skin some stories full of holes
But I guess they’re good to know
The light passed through the animals
I passed through a million lights
I saw something still shine the same
The other end of a thousand eyes
And all of this to try and find you there
It was never made by my own hand
Şarkı sözü çevirisi
Sonunda geri döndüğümüzde
Eve döndüğümüzde
Sol olduğunu gördüm
Her şeyi yalnız bıraktılar.
Sonunda onu gördüğümüzde
Yaptıklarını gördüm
Pek bir şey olmadı
Hiç bir şey değil
Sonunda onu gördüğümüzde
Yaptıklarını gördüm
Pek bir şey olmadı
Hiç bir şey değil
Şehrinize elçiler geldi
Kaçıp saklanırdın.
Ölmelerini izlerdin.
Ne söyleyeceklerini hiç duymadınız.
Neden acaba, neden acaba
Bin Gümüş ampul taşı
Umutlarımızdan geri dönüyoruz
Bin Gümüş ampul taşı
Umutlarımızdan sırtımız
Oh, Peki sevdiğin insanlar nasıl?
Bilmiyorum, bilmiyorum
Bin Gümüş ampul taşı
Bin yıl geçti ve gitti
Ama kıyafetlerim hala aynı görünüyor.
Bu bizim çadırdaki son gecemiz.
Kuma saplandılar kendinizi onlar
Ayaklarını kestiler, elini kestiler.
Göstermeyi asla bırakmadığın bir şey
Umduğumdan fazlasını ver.
Bu cilt deliklerle dolu bazı hikayeler
Ama sanırım bunu bilmek güzel.
Işık hayvanların içinden geçti
Bir milyon ışıktan geçtim.
Hala aynı şekilde parlayan bir şey gördüm
Bin gözün diğer ucu
Ve tüm bunlar Seni orada bulmaya çalışmak için
Asla kendi ellerimle yapılmadı.