PTI — Condemnation şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, PTI adlı sanatçının "Condemnation" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
You’re condemned to repeat the solitary beat
You march along to the song of a thousand weary feet
A thousand miles ahead, we leave a thousand behind
A thousand tiny blips on a huge timeline
When we look back what do we see?
The same old cracks filled with the same old greed
The same old hacks and the same old thieves
The same human nature we are condemned to repeat
You’re condemned to defeat what it comes to making peace
Between the world upon our backs and the world down at our feet
While the old worlds burned in the fires of our haste
We chart a brand new course to undiscovered waste
With our eyes to the sky, it’s time to question why that the truth remains
Things don’t change they stay the same
With the tools we’ve made the technology
And trade we’re unable to replace the ugliness we face
You’re condemned here beneath the general decay
There is little left and precious less to pay
So we turn our cheeks, join in the cries of the meek
We gave away our hold on the values we’ve been told
In a world of souls, time is the only toll
That we spend away every single waking day
Now that times are fierce it’s more than blades that pierce
I’d say we’ve come a long way if I wasn’t here today
The time will come when we can celebrate
When we can raise our hands together denigrate
The greed, need, fear, theology and hate
That invokes control, manipulates the whole
The day will come when we can take our time
When we can close our eyes and see the world shine
When condemnation takes away
What we think we need to make it through the day
Şarkı sözü çevirisi
Yalnız ritmi tekrarlamaya mahkumsun.
Bin yorgun ayakların şarkısına doğru yürüyorsun
Bin kilometre ileride, bin kilometreyi geride bırakıyoruz.
Büyük bir zaman çizelgesinde bin küçük blips
Geriye baktığımızda ne görüyoruz?
Aynı eski açgözlülükle dolu aynı eski çatlaklar
Aynı eski hackler ve aynı eski hırsızlar
Aynı insan doğasını tekrarlamaya mahkum ediyoruz
Barış yapmaya gelenleri yenmeye mahkumsun.
Arkamızdaki dünya ile ayaklarımızdaki dünya arasında
Eski dünyalar acelemizin ateşinde yanarken
Keşfedilmemiş atıklara yepyeni bir rota çiziyoruz
Gökyüzüne gözlerimizle, gerçeğin neden kaldığını merak etmenin zamanı geldi
Her şey değişmiyor. aynı kalıyorlar.
Biz teknoloji yaptık araçları ile
Ve ticarette karşılaştığımız çirkinliğin yerini alamayız
Burada genel çürüme altında mahkum edildin.
Çok az kaldı ve ödemek için daha az değerli
Bu yüzden yanaklarımızı çeviriyoruz, uysal çığlıklara katılıyoruz
Bize söylenen değerleri ele geçirdik.
Ruhların bir dünyada, zaman sadece toll olduğunu
Her uyanma gününü harcıyoruz.
Şimdi zaman şiddetli olduğu için bıçaklardan daha fazlası deliyor
Bugün burada olmasaydım çok yol kat ettik derdim.
Kutlayabileceğimiz zaman gelecek.
Birlikte ellerimizi kaldırabildiğimizde, onu aşağılamak
Açgözlülük, ihtiyaç, korku, Teoloji ve nefret
Bu kontrolü çağırır, bütünü manipüle eder
Zamanımızı alabileceğimiz gün gelecek.
Gözlerimizi kapatabildiğimiz ve dünyanın parladığını görebildiğimiz zaman
Kınama ortadan kalktığında
Gün boyunca bunu yapmak için ihtiyaç olduğunu düşündüğümüz şeyleri