Pulley — Silver Tongue Devil şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Pulley adlı sanatçının "Silver Tongue Devil" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

he was a silver tongue devil,
standing there waiting for a ride,
looking for a one way out of this town
and you know i couldn’t let him down.
so i asked him 'how far?' he said 'as far as you’ll go,'
i just couldn’t say no.
it was a thursday in december or was it september,
the last thing i remember was the cloudless sky above.
he said he saw a good friend die,
i never thought to ask him why.
i could have sworn i heard him say he knew who did it.
we headed off into the dead air of the desert
to a place i’ve never known.
he looked into the sun that shone above us then he smiled and spoke how good it was.
yet things change and they stay the same.
home sweet home,
there was a stillness as the light set behind us the last thing i remember was the laughter in my ears,
fearless yet fearful i stared into his eyes
and he grabbed my hand, i started to fly.
ageless, timeless, as i gave him control,
he said 'that's it my friend, i own your soul.'

Şarkı sözü çevirisi

o bir gümüş dil şeytandı,
bir yolculuk için bekleyen orada ayakta,
bu şehirden bir çıkış yolu arıyorum
onu hayal kırıklığına uğratamayacağımı biliyorsun.
ben ne kadar uzakta diye sordu?'ne kadar gidersen git' dedi.
sadece hayır diyemedim.
Aralık ayında bir Perşembe ya da Eylül oldu,
Hatırladığım son şey yukarıdaki bulutsuz gökyüzüydü.
iyi bir arkadaşının öldüğünü gördüğünü söyledi.,
nedenini sormayı hiç düşünmemiştim.
kimin yaptığını bildiğini söylediğine yemin edebilirim.
çölün ölü havasına doğru yola çıktık.
hiç tanımadığım bir yere.
üstümüzde parlayan güneşe baktı, sonra gülümsedi ve ne kadar iyi olduğunu söyledi.
yine de işler değişiyor ve aynı kalıyorlar.
evim güzel evim,
arkamızdaki ışık gibi bir sessizlik vardı Hatırladığım son şey kulaklarımdaki kahkahaydı,
korkusuz ama korkulu gözlerinin içine baktım
elimi tuttu ve uçmaya başladım.
yaşlanmayan, zamansız, ona kontrol verdiğimde,
dedi ki, " bu benim arkadaşım, ruhuna sahibim.'