Richard Thompson — Easy There, Steady Now şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Richard Thompson adlı sanatçının "Easy There, Steady Now" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Jack-knife with a precious load spills its guts all over the road
Excuse me, I had to smile, lost my grip, too, for a while
It’s easy there, steady now, easy there, steady now
She didn’t have the decency to sweep away what’s left of me
I don’t have the presence of mind to walk along on a straight line
Easy there, steady now, easy there, steady now
I call your name, I call it loud
I see your face in every crowd
Nosebleed down the bathroom wall leaves a pool down in the stall
I wonder where you are tonight, red dress, skin so white
Easy there, steady now, easy there, steady now
3 am an empty town, Doctor Marten’s echo down
Old man heartbreak follows you, corruption’s shadow swallows you
I said easy there, steady now, easy there, steady now
I call your name, I call it loud
I see your face in every crowd
Jack-knife with a precious load spills its guts all over the road
Excuse me, I had to smile, lost my grip, too, for a while
Easy there, steady now, easy there, steady now
Easy there, steady now, easy there, steady now

Şarkı sözü çevirisi

Değerli bir yük ile Jack-bıçak tüm yol üzerinde bağırsaklarını döker
Özür dilerim, gülümsemek zorunda kaldım, bir süre de kavramamı kaybettim.
Sakin ol, sakin ol, sakin ol, sakin ol.
Benden geriye kalanları süpürecek kadar Terbiyesi yoktu.
Düz bir çizgide yürüyecek kadar aklım yok.
Sakin ol, sakin ol, sakin ol, sakin ol.
Adını söylüyorum, yüksek sesle söylüyorum.
Her kalabalığın içinde yüzünü görüyorum.
Banyo duvarından aşağı burun kanaması durak aşağı bir havuz bırakır
Bu gece nerede olduğunu merak ediyorum, kırmızı elbise, cilt çok beyaz
Sakin ol, sakin ol, sakin ol, sakin ol.
3 am boş bir kasaba, doktor Marten'in yankısı aşağı
Yaşlı adam heartbreak seni takip ediyor, yolsuzluğun gölgesi seni yutuyor
Sakin ol dedim, sakin ol dedim, sakin ol dedim, sakin ol dedim.
Adını söylüyorum, yüksek sesle söylüyorum.
Her kalabalığın içinde yüzünü görüyorum.
Değerli bir yük ile Jack-bıçak tüm yol üzerinde bağırsaklarını döker
Özür dilerim, gülümsemek zorunda kaldım, bir süre de kavramamı kaybettim.
Sakin ol, sakin ol, sakin ol, sakin ol.
Sakin ol, sakin ol, sakin ol, sakin ol.