Romulo Froes — Anjo şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Romulo Froes adlı sanatçının "Anjo" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Ponho a mão à minha frente, mas não quero esmola
Moeda, cigarro, caixinha de fósforo
Ponho os óculos escuros, cego enxergo tudo
O futuro, a fruta que afunda no asfalto
Fujo de conversa e de sirene, mas não tenho medo
De tapa, de berro, ou de grade, ou de bala
Vivo num buraco, finjo que sou rico, tô deitado
Num plástico preto fechado na cara
O que quer o anjo
De asas de papel
Queimando as próprias asas lá no céu?
Olha uma criança viva e gorda grita pelo out-door
E o sol reflete na lata
Cada um é cada um, um pierrô, cetim no mangue
Quem dança, quem ama, quem mata?
Um zumbido, quem, um corte, um tiro, uma alegria
Um helicóptero, a câmera filma do alto
A paisagem dorme e finge
Faz de conta que não é com ela
Jornal ou novela de nylon
O que quer o anjo
Abusado, deita o corpo azul cansado
Ele é o teu irmão
A lua na mão ilumina
Ninguém pega, ninguém olha, ninguém fode
Ninguém pode ver
Na rádio ou TV, minha mina
Sei o nome da palavra, o nome do cagueta é tesão
Algema na mão, quem ensina?
Quando rima põe o pau no lombo
O escombro desce com a chuva
É viúva do que contamina
O que quer o anjo
Fóssil novo, meu desgosto dentro do barranco com vista pro mar
Depois do jantar vai pro living
Quem te viu e quem te vê de cílio, blush, batom, rouge, é pra quê
Se tudo em você tá mentindo?
Dança manco, fala gago, chora seco, dá um soco no ar
Merreca é fugaz, fico rindo
Mano a mano com seu passo a passo
Pouco a pouco ela só quer sonhar
Um sonho vulgar, quase lindo
O que quer o anjo
As paredes são de lata, o vento vem e espalha a areia no ar
Cobrindo o lugar com seu muro
Transparente sem ninguém
O som mortalha de quem quer cantar
Inunda o que há no seu mundo
Nem a grana, nem museu, amor ou tumba podia guardar
Tudo aquilo que já foi pro fundo
Nem naufrágio, nem jornal, memória
E se alguém perguntar
É melhor encontrar outro assunto

Şarkı sözü çevirisi

Elimi önüme koydum ama sadaka istemiyorum.
Bozuk para, sigara, kibrit kutusu
Karanlık gözlükleri taktım, kör oldum, her şeyi görüyorum.
Gelecek, asfaltta batan meyve
Konuşmadan ve sirenden kaçıyorum, ama korkmuyorum
Tapa, su teresi, ızgara veya Bala
Bir delikte yaşıyorum, zengin olduğumu iddia ediyorum, yalan söylüyorum
Siyah plastik yüzünde kapalı
Melek ne istiyor
Kağıt kulpları
Gökyüzünde kendi kanatlarını mı yakıyorlar?
Dışarıda çığlık atan canlı ve şişman bir çocuğa bakın
Ve güneş tenekeye yansır
Her biri her biri, bir pierrô, mango saten
Kim dans ediyor, kim seviyor, kim öldürüyor?
Bir vızıltı, kim, bir kesim, bir atış, bir sevinç
Bir helikopter, kamera yukarıdan vuruyor
Manzara uyur ve taklit eder
O değilmiş gibi davran.
Naylon gazete veya Roman
Melek ne istiyor
İstismar, yorgun mavi vücut bırakır
O senin kardeşin.
Elinde ay aydınlatır
Kimse yakalamıyor, kimse bakmıyor, kimse sikişmiyor
Kimse göremiyor
Radyoda veya televizyonda, benim benim
Bu kelimenin adını biliyorum, bu bokun adı çok azgın
Eldeki kelepçeler, kim öğretiyor?
Kafiye beline bir sopa koyduğunda
Moloz yağmurla birlikte iner
O kirleten bir dul
Melek ne istiyor
Yeni fosil, deniz manzaralı bir uçurumun içinde iğreniyorum
Akşam yemeğinden sonra Pro living gider
Seni kim gördü ve seni kim gördü kirpik, allık, ruj, allık, ne için
İçindeki her şey yalan söylüyorsa?
Topal dans, kekeliyor, kuru ağlıyor, havada yumruklar
Merreca kısacık, gülüyorum
Adım adım mano bir mano
Azar azar sadece hayal kurmak istiyor
Kaba, neredeyse güzel bir rüya
Melek ne istiyor
Duvarlar teneke, rüzgar geliyor ve kumu havaya yayıyor
Bu yeri duvarla örtmek
Kimse olmadan şeffaf
Şarkı söylemek isteyenlerin kefen sesi
Sel dünyanda ne var
Ne para, ne Müze, ne aşk, ne de mezar tutamazdı
Zaten Pro fundo olan her şey
Ne gemi enkazı, ne de gazete, hafıza
Ya birisi sorarsa
Başka bir konu bulmak daha iyidir