Ruben Blades — Aguacero şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Ruben Blades adlı sanatçının "Aguacero" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
«Norte claro y Sur oscuro; aguacero viene seguro»
De puntillas, para que no duela, mi recuerdo trae la voz
De abuela: «los años nos hacen libres, o prisioneros
Un vaso medio vacío también está medio lleno
La vida es una ventana, o un basurero, según el punto de
Vista que defina el pasajero. Viene el agua, nos anuncia
El trueno. Parpadeando se derrama el cielo»
La mano de mi abuelita me lleva entre al aguacero
Hasta una ciudad distinta, donde se vivió sin miedo
Sin rejas en las ventanas, sicarios o pordioseros
Ni arañas haciendo nidos en nuestra ilusión y sueños
Viene el agua. Aguacero
Mi ciudad se ha vuelto dura y sabe a fuego
Un torbellino de buitres entristeciendo sus techos
Pero crece mi confianza, al ver entre el aguacero
El rostro de mi abuelita, que me hace creer que puedo
Claro oscuro, gris silencio. Esperanza: hoja al viento
Huele a agua y hoy, de nuevo, nuestro barrio respira cielo
Viene el agua, otro tiempo. Abuelita: creo que puedo
¡Agua que va a caer!
Şarkı sözü çevirisi
"Aydınlık Kuzey ve karanlık Güney; sağanak sağanak geliyor»
Parmak uçlarında, böylece acıtmaz, hafızam sesi getirir
Büyükannemden: "yıllar bizi özgür kılıyor ya da mahkumlar
Yarım boş bardak da yarım dolu
Hayat bir pencere, ya da bir çöplük, noktasına göre
Yolcuyu tanımlayan görünüm. Su geliyor, bizi duyurdu
Gök gürültüsü. Yanıp sönen gökyüzü dökülüyor»
Büyükannemin eli beni sağanak yağmurdan geçiriyor
Korkmadan yaşadığın başka bir şehre.
Pencere çubukları, kiralık katiller veya dilenciler yok
Yanılsamalarımızda ve hayallerimizde yuva yapan örümcekler yok
Su geliyor. Sağanak
Şehrim sertleşti ve tadı ateş gibi
Akbabaların Kasırgası tavanlarını üzüyor
Ama sağanak yağmurda gördüğüm gibi kendime olan güvenim artıyor
Büyükannemin yüzü, bu da beni yapabileceğime inandırıyor
Açık karanlık, gri sessizlik. Umut: rüzgara yaprak
Su gibi kokuyor ve bugün yine mahallemiz gökyüzünü soluyor
Su geliyor, başka zaman. Büyükanne: sanırım yapabilirim
Sular fışkırmaya başladı!