Shearwater — Filaments şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Shearwater adlı sanatçının "Filaments" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
The night is like a black stone
But it ripples in the wind
And you are shaking like a new slave
In an ultraviolet sun
Shiver at the night sky
From the ribbon of the road:
Hollow little diamonds
All embedded in the null
Head like a blank screen
A body alive
You are living in the last rays
Kicking up the nights
Oh, little stars…
In the center of the sun, in the stain leaking out into the light
In the calling of the gulls, in the river running out into the night
Some people run from themselves
Some chain the dogs to the gate
Some are living a lie
Daddy’s on the next plane
And he’s looking to survive
He is soaking from a long run
He is fingering a knife
Summoning a white lie
From the fingers to the mind
You were watching the horizon
But it was in you all the time
Like a worm in the bloodline
Like an urge wants release
But you roll away the sun
Throw it back into the east
Falling lights on the miracles of a golden age
Blackened sounds of the millions in the streets today
Where some people turn on themselves
Some hang around for an age
Some get paralyzed
In the calling of the gulls, in the river running out into the night
Like a burning in the air, doesn’t think about your money or your life
In the center of the sun, in the hole in the belly of the light
In the shudder of the hull, in the river running out into the tide
I’m taking everything back:
When I led you down to the lake
It was the thrill of my life
Şarkı sözü çevirisi
Gece siyah bir taş gibi
Ama rüzgarda dalgalanıyor
Ve yeni bir köle gibi titriyorsun
Ultraviyole güneşte
Gece gökyüzünde titreme
Yolun şeridinden:
İçi boş küçük elmaslar
Tüm null gömülü
Boş bir ekran gibi kafa
Canlı bir vücut
Son ışınlarda yaşıyorsun
Geceleri tekmelemek
Oh, küçük yıldızlar…
Güneşin merkezinde, ışığa sızan lekede
Martıların çağrısında, geceye akan nehirde
Bazı insanlar kendilerinden kaçarlar
Bazıları köpekleri kapıya zincirliyor.
Bazıları bir yalan yaşıyor
Babam bir sonraki uçakta.
Ve hayatta kalmak istiyor
Uzun vadede sırılsıklam
Bir bıçak parmaklıyor
Beyaz bir yalan çağırmak
Parmaklardan akla
Ufku izliyordun.
Ama her zaman senin içindeydi.
Soyağacındaki bir solucan gibi
Bir dürtü serbest bırakmak istiyor gibi
Ama güneşi yuvarlıyorsun.
Onu doğuya geri at.
Altın çağın mucizelerine düşen ışıklar
Bugün sokaklarda milyonlarca karartılmış sesler
Bazı insanlar kendilerini açmak nerede
Bazıları bir yaş için etrafta dolaşıyor
Bazıları felç olur
Martıların çağrısında, geceye akan nehirde
Havadaki bir yanma gibi, paranı ya da hayatını düşünmüyor
Güneşin merkezinde, ışığın karnındaki delikte
Gövdenin titremesinde, nehirde gelgit içine akıyor
Her şeyi geri alıyorum:
Seni göle götürdüğümde
Hayatımın heyecanıydı.