The Lawrence Arms — A Toast şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, The Lawrence Arms adlı sanatçının "A Toast" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
you tell me that ya wanna go to heaven
but you run around acting like you’re gonna live forever.
you tell me that you’re going through hell
but you’re puttin' others through it.
you say that i smell like i haven’t had a shower in 23 days.
like an unbalanced beer can two minutes too late.
a look like a stale face from a fresh grave with
a chip on my shoulder and an eye full of rage.
ca you taste that tbeer with your back to the bar.
can you smell a cigarette without letting down your guard?
ten cans, 4 a.m. friends, the sad thing is that you'.vre always been like this.
moaning in a bed shaped like a hearse.
believe the lies that you tell yourself (and it’ll never get worse)
you tell me that my problem is thinking
but i can chase it away with a problem like drinking
(chris doing a sean nader-esque scream)
you tell me you don’t wanna get old
but you’ve got a party on the line and a grave on hold.
like a drunk operator, like a game of roulette,
like a martini balanced on a whiffle ball bat,
when a hard wind blows it’s gonna fall down.
when the wind blows there’ll be broken glass all around,
like a bright shiny apple with a worm inside.
believe the lies that you tell yourself. this is the only way to die …
Şarkı sözü çevirisi
bana cennete gitmek istediğini söyle.
ama sonsuza kadar yaşayacakmış gibi davranıyorsun.
bana cehennemden geçtiğini söylüyorsun.
ama başkalarını da zorluyorsun.
23 gündür duş almamış gibi koktuğumu söylüyorsun.
dengesiz bir bira gibi iki dakika geç olabilir.
taze bir mezardan bayat bir yüz gibi bir görünüm
omzumda bir çip ve öfke dolu bir göz.
eğer bara sırt ile o bira tadı ca.
gardını düşürmeden sigara kokusu alabiliyor musun?
on kutu, sabah 4'te arkadaşlar, üzücü olan şey sensin.vre hep böyleydi.
cenaze arabası şeklinde bir yatakta inliyor.
kendinize söylediğiniz yalanlara inanın (ve asla daha da kötüye gitmeyecek)
bana sorunumun düşünmek olduğunu söylüyorsun.
ama içki içmek gibi bir problemle onu kovalayabilirim.
(chris sean nader-esque çığlığı yapıyor)
yaşlanmak istemediğini söyle.
ama sırada bir parti var ve bekleyen bir mezar var.
sarhoş bir operatör gibi, rulet oyunu gibi,
bir martini gibi bir whiffle topu yarasa üzerinde dengeli,
sert bir rüzgar estiğinde düşecek.
rüzgar estiğinde her yerde kırık camlar olacak.,
içinde solucan olan parlak, parlak bir elma gibi.
kendine söylediğin yalanlara inan. ölmenin tek yolu bu. …