Tim Finn — Not Even Close şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Tim Finn adlı sanatçının "Not Even Close" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Not Even Close
Not Even Close
I’ve been walking the straight line
Living in my best friend’s pocket
Been looking at my life
All the time, all the time
How can I do my work?
Always looking over my shoulder
When everything falls apart
When you make a false start
Then you can’t turn the pages
And you can’t find the door
When you’re nobody’s baby
Not even close to pulling through
We fill up stolen hours,
Hunger for the touch of money
Building crooked towers
on the faultline, faultline
When I came running to you
I was following the light from a dead star
When everything falls apart
When you meet a false heart
Then you can’t turn the pages
And you can’t find the door
When you’re nobody’s baby
Not even close to pulling through
--- James Anthony Peter Matthew Mark Luke John Bowditch ---
----- And the piano smells like a piano, -----
----- And the microphone smells like a microphone, -----
----- And they sit at the bar and put bread in my jar -----
----- and it gets all soggy and sinks to the bottom. -----
Şarkı sözü çevirisi
Yakın Bile Değil
Yakın Bile Değil
Düz bir çizgide yürüyordum.
En iyi arkadaşımın cebinde yaşamak
Hayatımın bakışını
Her zaman, her zaman
İşimi nasıl yapabilirim?
Her zaman omzumun üzerinden bakıyor
Her şey parçalandığında
Yanlış bir başlangıç yaptığınızda
O zaman sayfaları çeviremezsin.
Ve kapıyı bulamıyorsun
Kimsenin bebeği olmadığın zaman
Çekilmeye bile yakın değil
Çalınan saatleri dolduruyoruz,
Para dokunuşu için açlık
Çarpık kuleler inşa etmek
faultline üzerinde, faultline
Sana koşarak geldiğimde
Ölü bir yıldızdan gelen ışığı takip ediyordum
Her şey parçalandığında
Sahte bir kalple karşılaştığında
O zaman sayfaları çeviremezsin.
Ve kapıyı bulamıyorsun
Kimsenin bebeği olmadığın zaman
Çekilmeye bile yakın değil
--- James Anthony Peter Matthew Mark Luke John Bowditch ---
----- Ve Piyano Piyano gibi kokuyor, -----
----- Ve mikrofon bir mikrofon gibi kokuyor, -----
----- Barda oturup kavanozuma ekmek koyuyorlar. -----
----- vıcık vıcık oluyor ve dibe batıyor. -----