To Speak Of Wolves — The Traveler şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, To Speak Of Wolves adlı sanatçının "The Traveler" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Come in closer and whisper darkness*
Tell me nothing now that I want to hear.
All These lies burn my ears and scream out for silence.
Your eyes speak loud enough to keep our tongues tied.
Building walls to keep us out.
These bricks laid to rest, can’t silence our voice.
Conversing through cracked windows.
Communicating through the broken glass.
Lights shine through the holes in the ceiling.
Opening paths and forcing us blind.
I have found home in the shadows.
I have used cold as my shelter.
I have found warmth in your arms.
We have lost our strength to speak.
A beautiful thief can slip through your fingers
Leave your heart in your hands and bring you to your knees.
But torn and marked up by the scars of the broken
They’ll shine through a crowd like a beacon at sea.
Conversing through open windows.
Communicating through the painted glass.
Light shines through the break in the clouds.
Opening doors. They’ll shine through a crowd like a beacon at sea.
We have crept from the shadows.
We have found strength in our voice.
We have found no use for your shelter.
We have opened our mouth this time.

Şarkı sözü çevirisi

Yaklaş ve karanlığı fısılda*
Şimdi duymak istediğim bir şey söyleme.
Bütün bu yalanlar kulaklarımı yakıyor ve sessizlik için çığlık atıyor.
Gözlerini yeterince yüksek dillerimiz birbirine bağlı tutmak için konuşuyoruz.
Bizi dışarıda tutmak için duvarlar inşa etmek.
Bu tuğlalar dinleniyor, sesimizi susturamıyor.
Kırık pencerelerden sohbet.
Kırık cam ile iletişim.
Işıklar tavandaki deliklerden parlıyor.
Yolları açıp bizi kör etmeye zorluyorlar.
Gölgelerde bir ev buldum.
Soğuğu sığınağım olarak kullandım.
Kollarında sıcaklık buldum.
Konuşma gücümüzü kaybettik.
Güzel bir hırsız parmaklarının arasından kayabilir
Kalbini ellerine bırak ve dizlerinin üstüne çök.
Ama yırtık ve kırık izleri ile işaretlenmiş
Denizdeki bir fener gibi kalabalığın arasından parlayacaklar.
Açık pencerelerden sohbet.
Boyalı cam ile iletişim.
Işık bulutların arasından parlıyor.
Kapıları açıyorum. Denizdeki bir fener gibi kalabalığın arasından parlayacaklar.
Gölgelerden süzüldük.
Sesimizde güç bulduk.
Sığınağınıza bir yarar bulamadık.
Bu sefer ağzımızı açtık.