Trial — When There's Nothing Left To Lose şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Trial adlı sanatçının "When There's Nothing Left To Lose" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

she’s tried so hard to fit the mold
to embrace the image she’s been sold
she’ll binge and purge to fill her soul but she’s wasting away
he thinks the cure for his frustration lies
in the battering of what he despises
the children face his ruthless eyes
they’ll grow up blind with tears of rage
in agony eternally but are we praticing our hunger well?
cowering in corners
can we find freedom beneath the blows?
crawling like roaches awaiting mercy from the merciless
decimated alienated with nothing left to lose
left to die alone he fights disgrace
not immune even to the fear he’ll face
as he comes to know that he’s been condemned
by those who profit from his pain
her golden years have rusted through
and now there’s nothing left for her to do but to demand the respect she longed for in her youth
and hope that when her time comes
she will not have died in vain
are the poisons we endorse worth more then our flesh?
is the only peace we’ll know awaiting us in death?
i’ve reached the limit there is nothing left to lose
yet a choice still remains a choice still remains to survive
i claim this life
i claim this hope
i claim these horrors for my own
i claim it all

Şarkı sözü çevirisi

kalıba sığdırmak için çok uğraştı.
satıldığı imajı kucaklamak için
ruhunu doldurmak için tıkınırcasına temizlenecek ama boşa harcıyor.
hayal kırıklığının tedavisinin yalan olduğunu düşünüyor.
hor gördüğü şeyi vurur.
çocuklar acımasız gözleriyle yüzleşiyor
öfke gözyaşları ile kör olarak büyüyecekler
sonsuza kadar acı içinde, ama açlığımızı iyi mi uyguluyoruz?
köşelerde cowering
darbelerin altında özgürlük bulabilir miyiz?
acımasızlardan merhamet bekleyen hamamböceği gibi sürünüyor
kaybedecek hiçbir şey kalmadı
tek başına ölüme terk edilmiş utanç ile savaşıyor
karşı karşıya kalacağı korkuya karşı bile bağışık değil
mahkum edildiğini öğrendiğinde
acısından yararlananlara,
altın yılları paslanmış
ve şimdi, gençliğinde özlem duyduğu saygıyı talep etmekten başka yapacak bir şey kalmadı
ve onun zamanı geldiğinde umut
boşuna ölmeyecek.
onayladığımız zehirler etimizden daha mı değerli?
bildiğimiz tek barış bizi ölümde mi bekliyor?
sınıra ulaştım kaybedecek bir şey kalmadı
yine de bir seçim hala hayatta kalmak için bir seçim hala kalır
bu hayatı iddia ediyorum
bu umudu iddia ediyorum
bu korkuları kendim için talep ediyorum
hepsini iddia ediyorum