Victor Heredia — Si Tuviera şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Victor Heredia adlı sanatçının "Si Tuviera" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Si tuviera ese grano de polen que había en mis alas
cuando todo decía que nunca terminaría
la canción de la luna en tu cama, la luz que rezaba,
que la noche y el día eran una bella cofradía
y mi boca sabía tu nombre, sin saber más nada
Si tuviera esa copa de vino de las madrugadas,
el consuelo que ya no consuela cuando hablo de entonces,
la ilusión de que hoy es ayer y que nunca es mañana,
si tuviera mis pies de volver, la esperanza de serte otra vez
un recuerdo, una sombra a tus pies, si tuviera el poder de pujar y nacer
Pero quién es capaz de vivir cuando ya se ha vivido,
pero quién es capaz de soñar cuando el sueño es un niño
que no supo escuchar y creyó que escupir al destino
se perdona, y tomó por asalto la luz del camino
Si tuviera lo que desviví no sé cuanto tuviera
Si tuviera lo que hay que tener, lo que nunca he tenido,
sangraría por darte otra vez mi memoria y su olvido,
este pan, esta espuma, esta sed, la intemperie donde te invité
mojadito en promesas de amor, en tu lluvia que no tiene fin,
ni después
Şarkı sözü çevirisi
Kanatlarımda o polen tanesi olsaydı
her şey asla bitmeyeceğini söylediğinde
yatağındaki Ayın şarkısı, dua eden ışık,
o gece ve gündüz güzel bir Kardeşlikti
ve ağzım senin adını biliyordu, başka bir şey bilmeden
Sabahın erken saatlerinde bir bardak şarap içseydim,
o zaman konuştuğumda artık teselli etmeyen teselli,
bugünün dün olduğu ve asla yarın olmadığı yanılsaması,
eğer ayaklarımı geri alsaydım, umarım tekrar sen olursun
bir anı, ayaklarında bir gölge, eğer teklif etme ve doğma gücüm olsaydı
Ama zaten yaşadığı zaman kim yaşayabilir,
ama rüya bir çocuk olduğunda kim hayal edebilir
o duyabiliyordu ve kadere tükürmek inanıyordu
kendini affeder ve yolun ışığını fırtınaya sokar
Eğer yaşadıklarıma sahip olsaydım, ne kadar yaşadığımı bilmiyorum.
Eğer bir şeyler olsaydı, ne hiçbir zaman ... ,
Sana hafızamı ve unutkanlığını tekrar vermek için kan kaybederdim.,
bu ekmek, bu köpük, bu susuzluk, seni davet ettiğim hava
aşk vaatlerinde ıslak, sonu olmayan yağmurda,
ne de sonra