Victor Manuel — La Puerta de Alcala şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Victor Manuel adlı sanatçının "La Puerta de Alcala" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Acompaño a mi sombra por la avenida
Mis pasos se pierden entre tanta gente
Busco una puerta, una salida donde convivan pasado y presente
De pronto me paro, alguien me observa
Levanto la vista, me encuentro con ella
Y ahí está, ahí está, ahí está, ahí está
Viendo pasar el tiempo la puerta de alcalá
Una mañana fría llegó carlos iii
Con aire insigne se quitó el sombrero
Muy lentamente bajó de su caballo
Con voz profunda le dijo a su lacayo
Ahí está la puerta de alcalá
Ahí está, ahí está
Viendo pasar el tiempo la puerta de alcalá
Lanceros con casaca
Monarcas de otras tierras fanfarrones
Que llegan inventando la guerra
Milicias que resisten bajo el no pasarán
Y el sueño eterno como viene se va
Y ahí está, ahí está, la puerta de alcalá
Ahí está, ahí está, viendo pasar el tiempo la puerta de alcalá
Todos los tiranos se abrazan como hermanos
Exhibiendo a las gentes sus calvas indecente
Mandadas de mangante
Doscientos estudiantes inician la revuelta
Son los años sesenta
Y ahí está, ahí está, la puerta de alcalá
Ahí está, ahí está, viendo pasar el tiempo la puerta de alcalá
Un travestí perdido
Un guardia pendenciero
Pelos colorados, chinchetas en los cueros
Rockeros insurgentes, modernos complacientes
Poetas y colgados, aires de libertad
Y ahí está la puerta de alcalá
Ahí está, ahí está, viendo pasar el tiempo la puerta de alcalá
Miro de frente, me pierdo en sus ojos
Sus arcos me vigilan, su sombra me acompaña
No intento esconderme, nadie la engaña
Toda la vida pasa por su mirada
Mírala, mírala, mírala, mírala, mírala
La puerta de alcalá, mírala, mírala, mírala, mírala
Şarkı sözü çevirisi
Caddenin aşağısındaki gölgeme eşlik ediyorum.
Adımlarım pek çok insan arasında kayboluyor
Bir kapı arıyorum, geçmişin ve günümüzün bir arada yaşadığı bir çıkış
Aniden duruyorum, birisi beni izliyor
Yukarı baktım, onunla tanıştım.
Ve işte orada, işte orada, işte orada, işte orada
Alcala kapısından geçen zamanı izlemek
Soğuk bir sabah Charles ııı geldi
Hava rozeti ile şapkasını çıkardı
Çok yavaş atından indi
Derin bir sesle uşağına şöyle dedi:
İşte Alcala kapısı.
İşte orada, işte orada.
Alcala kapısından geçen zamanı izlemek
Mont ile Lancers
Diğer palavra topraklarının hükümdarları
Savaşı icat eden kim geldi
Altında direnen milisler geçmeyecek
Ve sonsuz rüya geldiğinde gider
Ve işte, İşte, Alcala kapısı
İşte orada, işte orada, alcala'nın kapısından geçen zamanı izliyor
Tüm zorbalar kardeş gibi kucaklaşıyor
İnsanlara ahlaksız kelliklerini göstermek
Yemek siparişleri
İki yüz öğrenci isyanı başlattı
Altmışlı yıldayız.
Ve işte, İşte, Alcala kapısı
İşte orada, işte orada, alcala'nın kapısından geçen zamanı izliyor
Kayıp bir Travesti
Bir hapishane gardiyanı
Renkli kıllar, deriler üzerinde iğneler
İsyancı rockçılar, kendini beğenmiş modern
Şairler ve astılar, özgürlük havaları
Ve işte Alcala kapısı
İşte orada, işte orada, alcala'nın kapısından geçen zamanı izliyor
Önüme bakıyorum, gözlerinde kayboluyorum.
Yayları beni izliyor, gölgesi bana eşlik ediyor
Saklanmaya çalışmıyorum, kimse onu kandırmıyor.
Tüm hayat onun bakışları tarafından geçer
Ona bak, ona bak, ona bak, ona bak
Alcala'nın kapısı, şuna bak, şuna bak, şuna bak, şuna bak