Andrea Gibson — Love Poem şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Andrea Gibson adlı sanatçının "Love Poem" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

because I love how your hair smells like hair.
I always hated the smell of shampoo.
Besides, I love you, it’s true.
The way you pretend to chew gum when you’re nervous.
The way you stick out your tongue when you look in the mirror
‘cause you think your face is shaped better that way.
And I love the way you pray.
And I love the way you chew and use chopsticks like you’re from Japan
or China or where ever chopsticks are from.
God, you’re a woman of culture I wanna eat you like not a vulture… A swan.
I wanna eat you like swans eat flowers.
Baby, if swans ever ate flowers I would eat you like that for hours
…except when you’re sour
… And acting like a self-righteous grumpy old grump like you do sometimes
‘cause those times you make me wanna run to the edge of the fucking world
and hurl myself into a black fucking hole and never come back ever…
And then there are the times I wanna be with you forever.
And follow you forever where ever you go.
If only for that freckle in the middle of your belly that’s just like mine
or the time you corrected me for saying man instead of human kind.
I can’t believe I did that.
You know how much I love your boobs.
Almost as much as I love how you hate that I call breasts boob.
And say you’re tired of dating a twelve-year-old boy but God your boobs bring
me joy,
Though I could live forever between the lines of your teeth and eat nothing but
memory
and purge myself clean.
You are a dream.
We are a nightmare sometimes,
but if you wake up crying I’ll be there to hold you
fold you in the pockets of my faith and say «we'll be okay…»

Şarkı sözü çevirisi

çünkü saçının saç gibi kokmasına bayılıyorum.
Şampuan kokusundan hep nefret ederdim.
Ayrıca, seni seviyorum, bu doğru.
Gerginken sakız çiğniyormuş gibi davranman.
Aynaya baktığında dilini nasıl çıkardığını
çünkü yüzünün bu şekilde daha iyi şekillendiğini düşünüyorsun.
Ve dua etme tarzını seviyorum.
Ve Japonya'lıymışsın gibi yemek çubuklarını çiğnemene ve kullanmana bayılıyorum.
ya da Çin ya da yemek çubuklarının nereden geldiği.
Tanrım, sen bir kültür kadınısın, seni bir akbaba gibi değil, bir Kuğu gibi yemek istiyorum.
Kuğuların çiçek yediği gibi seni de yemek istiyorum.
Bebeğim, eğer kuğular çiçek yerse seni saatlerce böyle yerdim.
... ekşi olduğun zamanlar hariç.
... Ve bazen senin gibi kendini beğenmiş huysuz yaşlı bir huysuz gibi davranmak
çünkü o zamanlar beni dünyanın kenarına koşturuyorsun.
ve kendimi kara bir deliğe fırlattım ve asla geri dönmedim…
Ve sonra sonsuza kadar seninle olmak istediğim zamanlar var.
Ve nereye gidersen git seni sonsuza kadar takip et.
Sadece karnının ortasındaki çil için, tıpkı benimki gibi
ya da insan yerine insan dediğim için beni düzelttiğin zaman.
Bunu yaptığıma inanamıyorum.
Göğüslerini ne kadar sevdiğimi biliyorsun.
Neredeyse benim kadar, göğüsler meme dediğim için nefret ettiğin kadar seviyorum.
Ve on iki yaşında bir çocukla çıkmaktan yorulduğunu söyle, ama Tanrı göğüslerini getirsin
ben sevinç,
Her ne kadar sonsuza dek dişlerinin arasında yaşayabilir ve sadece bir şey yiyebilirim.
hafıza
ve kendimi temizliyorum.
Sen bir rüyasın.
Bazen bir kabusuz,
ama ağlayarak uyanırsan seni kucaklamak için orada olacağım.
seni inancımın cebine katla ve «iyi olacağız " de.…»