Andrés Calamaro — El Tren Que Pasa şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Andrés Calamaro adlı sanatçının "El Tren Que Pasa" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Bueno, la chica dice hasta luego
y tiene mojado el pelo
entregó sobre un capote de torero
el último rincón inexplorado
de su cuerpo
el jardinero también dice hasta luego
y corta las últimas rosas diciendo:
voy a brindar cuando estas flores
estén en tu florero
el sacerdote también tiene un capote
también dice hasta luego
la vida no es un juego
ni es un florero, y se prendió fuego
nadie noto la ausencia
de la eminencia ni de la chica
el jardinero que amaneció temprano
cortó los tallos de las margaritas
y se fue mirando al sur
buscando el verano
nadie perdió tiempo en enterarse
si se fue para quedarse
o si fue buscando emociones
así son las cosas
es el cambio de estaciones
es el tren que pasa
es el tren que pasa
pasa por la puerta
de la casa de la gente
que no está en su casa
y por la ventana una chica
que salúda con la mano ya no está
y en su lugar hay un asiento vacío
el jardinero le dice a las espinas
hasta luego
todos los rosales son iguales
lastiman los dedos
soy un jardinero
ví nacer a todas éstas flores
pero no tengo floreros en casa.

Şarkı sözü çevirisi

Kız veda ediyor.
ve saçları ıslak
bir boğa güreşçisinin pelerini üzerinden teslim edildi
son keşfedilmemiş köşe
vücudunun
bahçıvan da veda ediyor
ve son gülleri kes.:
Bu çiçekler olduğunda kadeh kaldıracağım.
vazoda ol
rahibin de bir pelerini var
ayrıca elveda diyor
hayat bir oyun değil
ne de bir vazo, ve o ateş yaktı
kimse yokluğunu fark etmez
kardinal ve kız
erken yükselen bahçıvan
papatya saplarını kesin
ve güneye bakmaya gitti.
yaz için looking
kimse bunu öğrenmek için zaman kaybetmedi
eğer kalmak için ayrıldıysa
ya da duygu arıyorsa.
bu iş böyle.
mevsimlerin değişimi mi
bu geçen tren
bu geçen tren
kapıdan gir
halkın evinden
evde olmadığını.
ve pencereden bir kız çıktı
bu el dalgası artık yok
ve bunun yerine boş bir koltuk var
bahçıvan dikenleri anlatıyor
Görüşürüz
tüm güller aynı
parmaklarını incitiyorlar.
Ben bir bahçıvanım.
Bütün bu çiçeklerin doğduğunu gördüm.
ama evde vazo yok.