Barbara Dickson — Across the Hills şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Barbara Dickson adlı sanatçının "Across the Hills" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Across the hills black clouds are sweeping
Carrying poison far and wide
And the grass has blackened underfoot
And the rose has withered and died
The rose is still as red love and the grass is still as green
Must have been a shadow in the distance you have seen
Must have been a shadow you have seen
Can’t you hear the children weeping
Can’t you hear the mournful sound
No birds sing in the twisted trees
In the silent streets around
You can hear the children laughing in the streets as they play
You must have caught the dying of an echo far away
Must have been an echo far away
Can’t you see the white ash falling
From the hollow of the skies
And the blood runs red down the blackened walls
Where a ruined city lies
You could see the red sun shining in the park on the stream
Must have felt the shiver from the darkness of a dream
Must have been the darkness of a dream
Death shall reap a hellish harvest
Make a desert of the land
But the rose is still as red love and the grass is still as green
It must have been a shadow you have seen
(Must have been a shadow)
Across the hills black clouds are sweeping
(Must have been a shadow)
(Must have been a shadow)
Can’t you see the white ash falling
(Must have been a shadow)
(Must have been a shadow)
Death shall reap a hellish harvest
(Must have been a shadow)
(Must have been a shadow)
Across the hills black clouds are sweeping
(Must have been a shadow)
You can hear the children laughing in the streets as they play
You must have caught the dying of an echo far away
Must have been an echo far away
Şarkı sözü çevirisi
Tepelerin karşısında kara bulutlar süpürüyor
Zehiri uzak ve geniş taşımak
Ve çim ayaklarının altında karardı
Ve gül soldu ve öldü
Gül hala kırmızı aşk gibi ve çim hala yeşil gibi
Gördüğün mesafeden bir gölge olmalı.
Gördüğün bir gölge olmalı.
Çocukların ağladığını duymuyor musun?
Bu kederli sesi duymuyor musun
Bükülmüş ağaçlarda hiçbir kuş şarkı söylemez
Sessiz sokaklarda
Çocuklar oynarken sokaklarda gülüyor duyabiliyorum
Çok uzakta bir yankının ölümünü yakalamış olmalısın.
Çok uzakta bir yankı olmalı.
Beyaz külün düştüğünü görmüyor musun
Gökyüzünün çukurundan
Ve kan kararmış duvarlardan kırmızıya akar
Yıkık bir şehir nerede yatıyor
Derede parkta parlayan kırmızı güneşi görebiliyordun.
Bir rüyanın karanlığından titremeyi hissetmiş olmalı
Bir rüyanın karanlığı olmalı
Ölüm cehennem gibi bir hasat biçecek
Toprakların bir çöl olun
Ama gül hala kırmızı aşk gibi ve çim hala yeşil gibi
Gördüğün bir gölge olmalı.
(Bir gölge olmalı)
Tepelerin karşısında kara bulutlar süpürüyor
(Bir gölge olmalı)
(Bir gölge olmalı)
Beyaz külün düştüğünü görmüyor musun
(Bir gölge olmalı)
(Bir gölge olmalı)
Ölüm cehennem gibi bir hasat biçecek
(Bir gölge olmalı)
(Bir gölge olmalı)
Tepelerin karşısında kara bulutlar süpürüyor
(Bir gölge olmalı)
Çocuklar oynarken sokaklarda gülüyor duyabiliyorum
Çok uzakta bir yankının ölümünü yakalamış olmalısın.
Çok uzakta bir yankı olmalı.