Brian Eno — Golden Hours şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Brian Eno adlı sanatçının "Golden Hours" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

The passage of time
Is flicking dimly up on the screen
I can’t see the lines
I used to think I could read between
Perhaps my brains have turned to san
Oh me oh my I think it’s been an eternity
You’d be surprised
At my degree of uncertainty
How can moments go so slow.
Several times
I’ve seen the evening slide away
Watching the signs
Taking over from the fading day
Perhaps my brains are old and scrambled.
Several times
I’ve seen the evening slide away
Watching the signs
Taking over from the fading day
Changing water into wine.
Several times
I’ve seen the evening slide away
Watching the signs
Taking over from the fading day
Putting the grapes back on the vine.
(Simultaneously with the last two verses, another voice sings another melody
with different words, as follows:)
Who would believe what a poor set of eyes can show you
Who would believe what an innocent voice could do Never a silence always a face at the door.
Who would believe what a poor set of ears can tell you
Who would believe what a weak pair of hands can do Never a silence always a foot in the door.

Şarkı sözü çevirisi

Zamanın geçişi
Ekranda loş Yukarı flicking
Ben bu satırları görebiliyorum
Aralarında okuyabileceğimi düşünürdüm.
Belki de beynim san'a döndü.
Oh me Oh my sanırım bir sonsuzluk oldu
Şaşıracaksınız
Benim belirsizlik derecemde
Anlar nasıl bu kadar yavaş gidebilir?
Birkaç kez
Gecenin kaydığını gördüm.
İşaretleri izlemek
Solma gününden devralma
Belki de beynim yaşlı ve karıştırılmıştır.
Birkaç kez
Gecenin kaydığını gördüm.
İşaretleri izlemek
Solma gününden devralma
Şarap içine su değiştirme.
Birkaç kez
Gecenin kaydığını gördüm.
İşaretleri izlemek
Solma gününden devralma
Üzümleri asmaya geri koyuyorum.
(Son iki ayet ile aynı anda, başka bir ses başka bir melodi söyler
farklı kelimelerle, aşağıdaki gibi:)
Zavallı bir göz kümesinin size ne gösterebileceğine kim inanır
Masum bir sesin ne yapabileceğine kim inanır, asla sessizlik, her zaman kapıda bir yüz.
Zavallı bir kulak setinin sana ne söyleyebileceğine kim inanır
Zayıf bir çift elin ne yapabileceğine kim inanır, asla sessizlik, her zaman kapıda bir ayak.