Clairy Browne & The Bangin' Rackettes — Walk Of Shame şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Clairy Browne & The Bangin' Rackettes adlı sanatçının "Walk Of Shame" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Sweet walk of shame, I tiptoed from your door, not before I picked my clothes
from the floor. Still a little tipsy from the night before.
My feet still shuffling, though my toes were raw
Scene’s still flashing before my eyes.
Nothing but the pains to lead my heels, taste of you still on my lips.
Sweet walk of shame, reliving that night.
I’d live that life again, all day
My shoes in hand, maybe he’ll call (but not too soon).
Lipstick number on your mirror door.
Oo, if that mirror could talk, it’d tell you that we had a ball.
Oo, I don’t think I’ll hurry home, feelin good just walking alone
Scene’s still flashing before my eyes.
Nothing but the pains beneath my heels, taste of you still on my lips.
Sweet walk of shame.
Every day I relive that night.
I’d live that night again, over and over again, all day
Sweet walk, sweet walk, sweet walk, sweet walk of shame.
I’ve got to, I’ve got to, I’ve got to, I’ve got to put one foot,
one foot in front of the other.
Sweet walk of shame, walk of shame

Şarkı sözü çevirisi

Utancın tatlı yürüyüşü, kapından parmak uçlarıyla yürüdüm, kıyafetlerimi seçmeden önce değil
yerden. Hala önceki geceden biraz çakırkeyif.
Ayaklarım hala kıpırdıyor, ayak parmaklarım ham olsa da
Sahne hala gözlerimin önünde yanıp sönüyor.
Topuklarıma giden acıdan başka bir şey yok, hala dudaklarımda tadı var.
O geceyi yeniden yaşamak utanç verici bir yürüyüş.
O hayatı tekrar yaşardım, bütün gün
Ayakkabılarım elinde, belki arayacak (ama çok erken değil).
Ayna kapısında ruj numarası var.
Eğer o ayna konuşabilseydi, sana bir balomuz olduğunu söylerdi.
Oh, eve acele edeceğimi sanmıyorum, yalnız yürürken kendimi iyi hissediyorum
Sahne hala gözlerimin önünde yanıp sönüyor.
Topuklarımın altındaki ağrılardan başka bir şey yok, hala dudaklarımda tadı var.
Utanç yürüyüşü.
Her gün o geceyi yeniden yaşıyorum.
O geceyi tekrar tekrar, tekrar tekrar, bütün gün yaşayacağım
Utanç güzel, güzel, güzel, güzel.
İçin, için, Var Var Var, bir ayak koymak lazım,
bir ayak diğerinin önünde.
Tatlı utanç yürüyüşü, utanç yürüyüşü